**Lima, Peru** – Peru'nun zaten çalkantılı siyasi atmosferi, geçici Başkan José Jerí'nin ani bir kararla görevden alınmasıyla bir kez daha derin bir sarsıntı geçirdi. Meclis, sadece dört aydır ülkenin en üst makamında bulunan Jerí'yi, Çinli iş insanlarıyla yürüttüğü gizli görüşmelere dair patlak veren bir skandalın ardından ezici bir çoğunlukla azletti. Bu son olay, üst üste üçüncü başkanlık azli olarak kayıtlara geçerken, And ulusunu son yıllarda pençesine alan yaygın yürütme istikrarsızlığının da bir başka göstergesi oldu.
Meclis Başkanı Vekili Fernando Rospigliosi'nin "hızlı bir görevden alma" olarak nitelediği süreç, Jerí'nin, özellikle Çinli iş insanı Yang Zhihua, namıdiğer "Johnny" ile yaptığı kritik temasları kamuoyundan sakladığı iddialarıyla tetiklendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının, Jerí'nin resmi programları dışındaki gizli görüşmelerde yer aldığını gösterdiği öne sürülüyor. "Chifa-gate" lakabı takılan bu skandalda, Jerí'nin Yang'a ait bir restoranda gerçekleşen bir buluşmaya katıldığı iddia ediliyor. Özellikle bir görüşme sırasında kapüşonlu bir kıyafetle görüldüğü söylentileri, şeffaflık ve potansiyel nüfuz suiistimali konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Skandala bir başka boyut katan ise, bu açıklanmayan toplantılardan birinde başka bir Çin vatandaşı olan Ji Wu Xiaodong'un da bulunması. Xiaodong'un ev hapsinde olduğu ve yasa dışı kereste kaçakçılığı ağına karıştığı iddialarıyla karşı karşıya olduğu bildiriliyor. Jerí, herhangi bir usulsüzlük iddiasını kesin bir dille reddederek, bu suçlamaları siyasi rakiplerinin yürüttüğü karalama kampanyası olarak nitelese de, ortaya çıkan gerçekler kamuoyunun güvenini derinden sarstı. Zaten önceki skandalların da etkisiyle düşüşte olan onay oranlarının daha da dibe vurduğu belirtilirken, siyasi partiler nisan ayında yapılacak başkanlık seçimlerine hazırlanırken Jerí'den uzaklaşma eğilimine girdi.
Bu son başkanlık değişimi, Peru'nun kronikleşmiş siyasi kırılganlığının bir semptomu. Jerí'nin görev süresi, geçen ekim ayında azledilen eski lider Dina Boluarte'nin ardından gelmişti. Ülke, 2016'dan bu yana baş döndürücü bir lider silsilesine tanıklık etti. Pedro Pablo Kuczynski 2016'dan Mart 2018'e, ardından Martín Vizcarra 2018'den Kasım 2020'ye kadar görev yaptı. Kısa bir ara dönemde ise Manuel Merino, sadece beş gün başkanlık koltuğunda oturabildi. Analistler, bu tekrarlayan istikrarsızlığı, kısmen Peru'nun güçlü parlamento sistemine ve bu sistemin nispeten zayıf yürütme organı üzerindeki etkisine bağlıyor.
Jerí'nin görevden alınmasının hemen ardından, Peru çarşamba günü nisan ayındaki seçimler öncesinde usulen yeni bir geçici başkan seçmek üzere toplanacak. Bu sırada savcılar da Jerí'nin açıklanmayan toplantılarından kaynaklanan nüfuz ticareti iddialarına ilişkin ön soruşturma başlattı. Ülke bu son siyasi fırtınayı atlatmaya çalışırken, odak noktası bir nebze olsun istikrarı yeniden tesis etmek ve önümüzdeki aylarda şeffaf bir seçim süreci sağlamak olmaya devam ediyor. Süregelen başkanlık ayrılıkları döngüsü, Peru'da etkili yönetişimin uzun vadeli umutları hakkında birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor.