Amerika Birleşik Devletleri'nin sivil haklar mücadelesinin önde gelen isimlerinden, iki kez başkan adayı olan Rahip Jesse Jackson, 84 yaşında hayata veda etti. Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Jackson'ın "adalet ve eşitlik için yaşam boyu mücadele eden", "ezilenlerin, sesi çıkmayanların ve göz ardı edilenlerin savunucusu" olduğu belirtildi. Jackson'ın ölümü, Amerikan ilerici siyasetinde bir devrin kapanışı olarak görülüyor. Geride ise hem Demokrat Parti'yi şekillendiren hem de nesillere ilham veren çok yönlü bir miras bıraktı.
1941'de Güney Carolina'da ırk ayrımcılığının acı gerçekleriyle yoğrulmuş bir ortamda dünyaya gelen Jackson, erken yaşlarda sivil haklar için mücadeleye atıldı. Futbol bursuyla okuduğu yıllarda dahi siyasi bilinci gelişen Jackson, 1964'te Chicago İlahiyat Okulu'na kaydoldu. 1960'ların başında Dr. Martin Luther King Jr. ile tanışması ve onunla yakın çalışması, Jackson'ın şiddetsiz direniş prensiplerini benimsemesini sağladı.
Jackson, 1980'lerdeki cüretkar başkanlık kampanyalarıyla Amerikan siyasetinde kalıcı bir iz bıraktı. Bu kampanyalar, sadece en yüksek makama ulaşma çabası değil, aynı zamanda Demokrat Parti'nin tabanını genişletme ve siyahların siyasi etkisini artırma stratejisiydi. Milyonlarca seçmeni sandığa taşıyan Jackson, özellikle Barack Obama gibi sonraki liderlere yol gösterdi.
Rahip Jackson, Rainbow PUSH Coalition adlı sivil toplum kuruluşuyla da sosyal adalet ve insan hakları savunuculuğuna devam etti. Arap-Amerikan topluluklarının haklarını savunması ve Filistin davasına verdiği destekle geniş bir aktivist kesimden saygı gördü. Bir Arap-Amerikan aktivisti, Jackson'ın kaybı için "Ülkemiz bir devi kaybetti" dedi.
Son yıllarda sağlık sorunlarıyla mücadele eden Jackson, Covid-19'u atlattıktan sonra uzun süredir progresif supranükleer palsi (PSP) ile yaşıyordu. Ailesinin yanında hayata gözlerini yuman Jackson'ın cenazesi, ailesi, Chicago halkı ve onun özgürlük ve onur mücadelesinden faydalanan küresel bir topluluk tarafından yasla karşılandı. Jackson'ın insanlara ulaşma yeteneği, stratejik zekası ve ahlaki pusulası, modern tarihin dokusuna silinmez bir iz bırakmıştır. Ailesinin de vurguladığı gibi, onun uğruna savaştığı davalar, daha adil ve eşitlikçi bir dünya için ilerlemeyi sürdürmek adına başkaları tarafından devralınmalıdır.