**MİRNA, NİJERYA** – Nijerya'nın kuzeybatısındaki Nijer eyaletine bağlı üç köy, dün sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı ve vahşi saldırılarla adeta cehennemi yaşadı. Ağır silahlı soyguncuların hedef aldığı Tunga-Makeri, Konkoso ve Pissa köylerinde en az 30 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin rehin alındığı ve evlerin ateşe verildiği bildirildi. Bölgedeki güvenlik endişelerini derinleştiren bu saldırılar, "haydut" olarak adlandırılan organize suç gruplarının son dönemdeki pervasızlığının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Benin Cumhuriyeti sınırına yakın bir konumda bulunan köylere, şafak vakti motosikletli gruplar halinde gelen saldırganlar, dehşet saçtı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, köylüler henüz ne olduğunu anlamadan kurşun yağmuruna tutuldu. Yerleşim yerleri ve iş yerleri ateşe verilirken, saldırının organize bir şekilde gerçekleştirildiği ve suç şebekelerinin bölgedeki istikrarı bozma çabalarının bir parçası olduğu düşünülüyor.
Nijer Eyaleti Polis Sözcüsü Wasiu Abiodun, Tunga-Makeri'de altı kişinin hayatını kaybettiğini, birçok evin yandığını ve kimliği belirsiz sayıda kişinin kaçırıldığını doğruladı. Ancak yerel kaynaklar, özellikle Konkoso köyünde durumun çok daha vahim olduğunu, en az 26 kişinin yaşamını yitirdiğini ve yerel polis karakolunun da yakıldığını belirtiyor. Pissa köyünde ise en az bir ölüm vakası rapor edildi. Kayıp sayısı ve kaçırılanların tam sayısının henüz netleşmediği, kaçırılanlar arasında en az dört kadının bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Bu tür vahşet eylemleri, son yıllarda faaliyetlerini artıran ve kırsal bölgeleri haraca bağlayan "haydutlar" olarak bilinen silahlı çetelere mal ediliyor. Bu grupların taktikleri arasında toplu katliamlar ve fidye amaçlı adam kaçırma eylemleri yer alıyor. Mevcut şiddet dalgası, kuzey Nijerya'yı kasıp kavuran daha geniş çaplı bir güvenlik krizinin de bir parçası. Bu krizde, İslami militan gruplar ile bu acımasız silahlı gruplar arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor.
Saldırıların yarattığı tahribat, can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor. Evlerin ve iş yerlerinin yok olması, halkı yerinden yurdundan ederken, insani ihtiyaçları da artırıyor. Nijerya hükümeti, artan şiddeti durdurmak ve kuzeybatı eyaletlerinde yeniden düzeni sağlamak için etkili stratejiler geliştirmek ve uygulamak yönünde büyük bir baskı altında. Bu güvensizlik ortamı, sadece vatandaşların hayatını ve refahını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda ekonomik kalkınmayı engelliyor ve ülke genelinde derin bir korku ile istikrarsızlığın tohumlarını ekiyor. Yapılan soruşturmalar devam ederken ve yıkımın tam boyutu netleşirken, uluslararası toplumun da bu terör döngüsüne son verecek kararlı adımları yakından izleyeceği aşikâr.