**Orta Sudan** - Sudan'ın kangrenleşmiş çatışmalarında tansiyon, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) artan **drone** saldırılarıyla birlikte her geçen gün daha da yükseliyor. Masum sivillerin canından can alınan, insani yardımın ise **can damarlarının kesildiği** bu saldırılar, özellikle Kuzey Kordofan eyaletinde yürekleri dağlayan trajedilere yol açıyor. Yakın zamanda yerinden edilmiş aileleri taşıyan bir araca yönelik gerçekleştirilen **korkunç saldırı**, aralarında sekiz çocuğun ve iki bebeğin de bulunduğu 24 kişinin canına mal oldu.
Nisan 2023'te patlak veren ve Sudan ordusu ile RSF arasındaki iktidar mücadelesinin bir sonucu olan çatışmalar, ülkeyi **kargaşaya sürükledi**. Ancak son dönemde sivil yerleşim yerleri ve toplulukların hedef alınması, uluslararası camiada büyük tepkiyle karşılandı. Birleşmiş Milletler, bu eylemlerin uluslararası insancıl hukukun **ağır ihlalleri** olduğunu bir kez daha yineledi. Saldırılar münferit olaylar değil; Cuma günü bir **World Food Programme (WFP)** yardım konvoyuna düzenlenen drone saldırısı bir kişinin ölümüne ve çok sayıda yaralanmaya neden olurken, Çarşamba günü şafak vakti Kuzey Kordofan eyaletinde bir camiye yapılan saldırıda da iki çocuk hayatını kaybetti, on üç kişi yaralandı.
Bu saldırılar, halihazırda **kırılgan** olan insani durumu daha da beter hale getiriyor. Hayat kurtaran gıda yardımının yok edilmesi, yaygın açlığı ve yerinden edilmeyi **katlayarak artırıyor**. BM Sudan İnsani Yardım Koordinatörü Denise Brown, bu saldırıların savunmasız nüfuslara ulaşma çabalarını olumsuz etkilediğini belirterek, "Yardım operasyonlarına yönelik saldırılar, açlık ve yerinden edilmeyle mücadele eden insanlara ulaşma çabalarımızı baltalıyor" dedi.
Saldırıların coğrafi yayılımı oldukça geniş; çatışmaların merkez üssü Hartum'un yanı sıra Güney Kordofan ve Batı Kordofan eyaletlerini de kapsıyor. Kadugli'de bir WFP deposunun Salı gecesi roket saldırısına uğradığına dair haberler, temel malzemelerin ulaştırılmasını daha da **tehlikeye atıyor**. Dini mekanlar ve yardım konvoyları gibi sivil yerlerin **kasıtlı olarak hedef alınması**, yaşam hakkına ve insani yardım ilkelerine yönelik **dehşet verici bir saygısızlık** anlamına geliyor.
BM sözcüsü Stephane Dujarric, bu ihlallerin devamlılığından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Sivillerin, sivil altyapıların, ibadethanelerin, okulların ve hastanelerin hedef alınamayacağını ve alınmaması gerektiğini neredeyse her gün tekrarlamak zorunda kalmamız başlı başına bir trajedidir" dedi. Milyonlarca insanın zaten yerinden edildiği bu çatışmalarda, son zamanlarda yaşanan bu drone saldırıları, barış ve toparlanma umutlarının **önüne kara bir bulut gibi çöküyor**. Uluslararası toplum, Sudan'daki insani kriz her geçen gün derinleşirken, bu **ağır uluslararası hukuk ihlallerinin** sorumluluğunu yerine getirmeleri ve hesap sormaları için artan bir baskıyla karşı karşıya. En savunmasızların, yani çocukların ve ibadethanelerde huzur arayanların kasıtlı olarak hedef alınması, çatışmanın mevcut durumunun ve önümüzdeki **zorlu engellerin** kasvetli bir tablosunu çiziyor.