**LEFKOŞA, KIBRIS** – Ada ülkesi Kıbrıs, ciddi bir su kıtlığıyla boğuşuyor. Ülkenin can damarı olan baraj rezervuarlarında, bu döneme göre beklenen seviyenin yarısı kadar su bulunuyor. Kış mevsiminin beklentilerin altında yağışla geçmesiyle daha da derinleşen bu tablo karşısında, yetkililer kavurucu yaz ayları öncesinde tam bir krizi önlemek için acil hazırlıklara girişti. Ülke, desalinasyon (tuzlu suyu tatlı suya çevirme) teknolojilerine daha fazla bel bağlamak ve halktan su kullanımında büyük bir titizlik göstermesini talep etmek zorunda.
Su Geliştirme Dairesi'nden alınan bilgiler, adadaki yaklaşık yüz baraja giren su miktarının endişe verici düzeyde az olduğunu doğruluyor. Yetersiz beslenme, rezervlerin ciddi şekilde tükenmesine yol açmış durumda. Tarım Bakanlığı Genel Müdürü Andreas Gregoriou, durumu "trajik" olarak nitelendiriyor. Geçtiğimiz yılı zar zor atlattıklarını ve mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2026'nın daha da çetin geçeceğini öngörüyorlar. En yoğun su talebinin yaşanacağı sezona böylesine az kaynakla girme ihtimali, beklenmedik durumlar veya iklimsel sapmalar için pek de alan bırakmıyor.
Yaz sıcaklıklarının artmasıyla birlikte su talebinin de kaçınılmaz olarak yükselmesi bekleniyor. Arz ve talep arasındaki bu öngörülen açığı kapatmak için Kıbrıs, desalinasyon kapasitesine büyük ölçüde güveniyor. Strateji, yaz başında on iki desalinasyon ünitesinin tamamının faaliyete geçirilmesi yönünde; şu anda dokuz ünite çalışıyor. Bu tesisler, azalan doğal su kaynaklarını takviye etmek ve hem evsel hem de tarımsal ihtiyaçlar için sürekli bir tedarik sağlamak adına hayati önem taşıyor. Ancak, bu enerji yoğun tesislerin yoğun çalışması, durumun vahametini ve su güvenliğini sağlamanın getirdiği önemli maliyeti de gözler önüne seriyor.
Yerel ilçe yönetimleri ve ilgili bakanlıklar, acil durum planları oluşturmak için işbirliği yapıyor. Odak noktası sadece arzı güvence altına almak değil, aynı zamanda talebi de azaltmak. Vatandaşlardan daha bilinçli su kullanma alışkanlıkları benimsemeleri ısrarla isteniyor. Bu, duş sürelerini kısaltmak, sızdıran muslukları hemen onarmak ve suyu idareli kullanan bahçe teknikleri gibi basit ama etkili önlemleri içeriyor. Zorlu bir su yılına doğru ilerlerken, halkın kolektif sorumluluğu bu süreci atlatmada kritik görülüyor.
Bu artan çıkmazın temelinde, süregelen yetersiz yağış yatıyor. Kıbrıs, yarı kurak iklimi nedeniyle tarihsel olarak su kıtlığıyla mücadele etse de, kış yağış sezonunun son performansı mevcut kırılganlıkları daha da artırdı. Bu kuraklığın sonuçları artık çok net bir şekilde görülüyor ve tam etkilerinin önümüzdeki aylarda ortaya çıkması bekleniyor. Ulusun yazı atlatma becerisi, güçlü teknolojik çözümlerin, stratejik kaynak yönetiminin ve sakinlerinin yaygın bir tasarruf taahhüdünün birleşimine bağlı olacak. Önümüzdeki aylar, şüphesiz Kıbrıs'ın dayanıklılığını ve iklim değişikliğinin en değerli kaynağı üzerindeki artan baskılara uyum sağlama kapasitesini sınayacaktır.