**PAPPHOS, KIBRIS** – Kıbrıs'ın gözde turizm merkezlerinden Paphos'ta, belediye başkanının gözaltına alınmasıyla başlayan hukuki ve kurumsal incelemeler, adeta bir domino etkisi yarattı. Görevi askıya alınan Belediye Başkanı Phedonas Phedonos, şantaj iddiaları nedeniyle polis tarafından sorgulanırken, aynı anda emniyet teşkilatı içinde yolsuzluk, görevi kötüye kullanma ve örtbas yapıldığına dair ayrı ve kapsamlı soruşturmalar da derinleşiyor. Paphos Belediyesi'ndeki mali usulsüzlük ve imar planı hatalarına yönelik çok yıllık incelemeler de bu karmaşık tabloya ekleniyor.
Belediye Başkanı Phedonos hakkındaki şantaj iddiaları, kendisinin şiddetle reddettiği, özel bir ailevi anlaşmazlık zemininde planlanmış siyasi bir karalama kampanyası olarak nitelendirdiği şikayetlerden kaynaklanıyor. Phedonos, şantaj suçlaması ile tanınmış bir Paphoslu arazi geliştiricisi Theodoros Aristodemou ile olan mevcut husumetleri arasında doğrudan bir bağ kuruyor. Aristodemou'nun daha önce de askıya alınan başkana yönelik ciddi bir tecavüz suçlamasında bulunduğunu da hatırlatmakta fayda var. Phedonos, bu iddiaların 2028'deki yerel seçimler öncesinde itibarını zedelemek amacıyla kullanıldığını savunuyor.
Durumun karmaşıklığını artıran bir diğer gelişme ise Annie Alexui'nin dile getirdiği yolsuzluk iddiaları üzerine başlatılan önemli bir kurumsal inceleme. Alexui, polisin karıştığı usulsüzlükleri ve kasıtlı gizlemeleri ortaya koyduğunu iddia ettiği, video kayıtlarını da içeren ikna edici kanıtlara sahip olduğunu öne sürüyor. Adalet Bakanı Costas Fitiris, bu iddialara yanıt olarak, soruşturmaların yerleşik ve resmi kanallar aracılığıyla yürütülmesinin zorunluluğunu vurguladı. Fitiris, "Bazı adımlar zaten atılıyor. Dava sosyal medya üzerinden temellendirilemez. İfadeler ve beyanlar olmalı," diyerek, resmi makamların internette yayılan mesnetsiz iddialardan kaçınarak, titiz ve kanıta dayalı bir yaklaşım sergileme kararlılığını ortaya koydu.
Paphos Belediyesi'nin operasyonlarına yönelik süregelen ve birkaç yıldır devam eden daha geniş çaplı soruşturma ise, dört yıllık bir dönemde iddia edilen mali usulsüzlükleri ve imar planı hatalarını mercek altına alıyor. Süreç, 2022'de polise yapılan ilk şikayetle başlamıştı. Ardından, 2023'te denetim hizmetleri, karmaşık mali usulsüzlükleri incelemek üzere devreye girdi. 2024'te ise dosya, potansiyel suçları incelemek üzere Suçlarla Mücadele Dairesi'ne (TKE) devredildi. Son olarak, kapsamlı dosya, titiz bir çalışma ve direktifler için Kıbrıs Hukuk Dairesi'ne iletildi. Bu durum, karmaşık iddiaların çözümlenmesinde izlenen bilinçli ve sistematik yaklaşımı gözler önüne seriyor.
Bu soruşturmaların kesişimi, Kıbrıs'taki kamu görevlileri ve belediye yönetimi için yoğun bir inceleme dönemine işaret ediyor. Bu hukuki ve kurumsal soruşturmaların sonuçları, ilgili kişilerin siyasi kariyerlerini etkilemenin yanı sıra, ulusal kurumların bütünlüğüne olan kamu güvenini de önemli ölçüde şekillendirecektir. Kıbrıslı yetkililer, masumiyet karinesi ilkesini koruma ile tüm meşru yolsuzluk iddialarının eksiksiz ve tarafsız bir şekilde soruşturulmasını sağlama arasında hassas bir denge kurma çabasında.