Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Wednesday, February 11, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Enerji ve Altyapı Projelerinde Gelişmeler Duruldu: Kıbrıs'ın Geleceği Tehlikede mi?

Kıbrıs'ın enerji bağımsızlığı ve altyapılarını güçlendirme hedefleri, son dönemde ciddi engellerle karşı karşıya. Adanın enerji gündemi, uzayan hukuki ihtilaflar, düzenleyici soruşturmalar ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle önemli projelerde yaşanan gecikmelerle gölgeleniyor. Bu durum, kritik enerji altyapılarının zamanında teslimatını riske atarken, gelecekteki enerji güvenliğini de tehlikeye sokuyor.

Bu aksaklıkların merkezinde, Kıbrıs'ın enerji kaynaklarını çeşitlendirme stratejisinin temel taşı olan Vasilikos Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) terminali yer alıyor. Avrupa Birliği fonlarının yönetimine ilişkin Avrupa Savcılığı'nın (EPPO) yürüttüğü soruşturma ve hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle proje tamamen durmuş durumda. Kıbrıs, terminal için tahsis edilen 67 milyon Avro'luk AB fonunun geri alınması için çabalıyor. EPPO'nun devreye girmesi, mali incelemenin ciddiyetini vurgularken, Londra'da devam eden tahkim süreci de ilerlemeyi daha da karmaşık hale getiriyor. Projeyi kurtarmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri'nden firmaların da değerlendirildiği alternatif yükleniciler aranıyor.

Durumu daha da vahimleştiren bir diğer gelişme ise Kıbrıs Elektrik Kurumu'nun (KEK) Alman devi Siemens'ten Dhekelia elektrik santrali için teslim alması beklenen üç yeni jeneratördeki uzun gecikme. Başlangıçta hızla kurulması planlanan jeneratörlerin teslimat takvimi, ilk iki buçuk yıllık öngörünün dört yıl gerisine, 2030 yılına ertelenmiş durumda. Bu aksaklığın ardında, küresel olarak elektrik üretim ekipmanlarına olan doymak bilmez talep ve ABD'deki veri merkezlerinin hızla artan kapasite ihtiyacı yatıyor. KEK Başkanı Yorgos Petru, 2029'da, santralin mevcut akaryakıt ünitelerinin planlanan emekliliğiyle aynı zamana denk gelen bir elektrik üretim kapasitesi açığı endişesini dile getirdi. Doğal gaza geçişin bu riski azaltabileceğini umduğunu belirten Petru, bu geçişin zaman çizelgesinin ise belirsizliğini koruduğunu ekledi.

Bölgesel enerji bağlantısını güçlendirmeyi amaçlayan iddialı Yunanistan-Kıbrıs elektrik enterkonnektör (GSI) projesi de kendi içinde yaşadığı anlaşmazlıklarla ilerlemekte zorlanıyor.

Bu büyük altyapı sorunlarına rağmen, deniz altındaki doğalgaz rezervlerinin araştırılması ve potansiyel çıkarılması konusunda bir umut ışığı var. "Kronos" ve "Afrodit" doğalgaz sahalarının geliştirilmesi, gelecekteki üretim ve ihracat anlaşmalarını güvence altına alma hedefiyle ilerliyor. "Kronos" sahası için Nihai Yatırım Kararı'nın (FID) Nisan ayında alınması bekleniyor. Mısır'ın mevcut LNG altyapısı aracılığıyla bölgesel ihracat rotaları, sahanın geliştirme stratejisiyle yakından bağlantılı. Bu arada, Kıbrıs ve İsrail arasındaki "Afrodit" sahasına ilişkin uzun süredir devam eden sınır anlaşmazlığının Mart ayında çözülmesi ve sahanın geliştirilmesinin önünün açılması bekleniyor. Chevron'un İsrail'in Leviathan sahası için aldığı 35 milyar dolarlık anlaşmayı tetikleyen FID'si, bölgenin küresel enerji pazarındaki artan önemini vurguluyor.

Ancak, "Kıbrıs gazının" uluslararası pazarlara ulaşması ve adanın enerji ihracatına katkıda bulunması beklentisi, gerçekçi olarak 2030 sonrası bir senaryoya işaret ediyor. Yaşanan gecikmelerin birikimli etkisi, KEK için 349 milyon Avroluk önemli bir nakit açığı öngörüsüyle ciddi bir mali yük oluşturuyor. Enerji Bakanı Michalis Damianos, hükümetin bu durdurulan projeleri tamamlamaya kararlı olduğunu belirtse de, karmaşık hukuki düğümler, düzenleyici incelemeler ve küresel tedarik zinciri baskıları, Kıbrıs'ın sağlam ve bağımsız bir enerji geleceğine giden yolculuğunun uzun ve zorlu olacağını gösteriyor.

← Back to Headlines