Lizbon, Portekiz – Portekiz'de dün düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, merkez sol Sosyalist Parti'nin adayı António José Seguro, oyların yüzde 95'i sayıldığında aldığı yüzde 66'lık oy oranıyla zaferini ilan etti. Aşırı sağcı rakibi André Ventura'nın yüzde 34'te kaldığı seçimde Seguro, büyük bir farkla cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmaya hak kazandı. Seguro, iki dönem görev yapan muhafazakar incumbent (görevdeki başkan) Marcelo Rebelo de Sousa'dan görevi devralacak ve mart ayı başında cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanmaya başlayacak.
Bu seçimlerin en dikkat çekici yanı, 2019'da kurulan ve kısa sürede Portekiz parlamentosunun ikinci büyük gücü haline gelen Ventura'nın Chega (Yeter) partisinin eşi benzeri görülmemiş yükselişi oldu. Eski bir futbol yorumcusu olan Ventura, Portekiz'in demokratik tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalan ilk aşırı sağcı aday olarak tarihe geçti. Bu durum, kıta genelinde yankı buldu ve ciddi endişelere yol açtı. 63 yaşındaki deneyimli siyasetçi Seguro ise kampanyasını "modern ve ılımlı" bir solun temsilcisi olarak konumlandırdı. Kendisini bir arabulucu ve demokratik ilkelerin koruyucusu olarak sundu. Seguro'nun mesajı, Ventura'nın daha radikal söylemlerinden ve siyasi eğilimlerinden çekinen bazı muhafazakarlar dahil olmak üzere seçmenin önemli bir kesiminde karşılık buldu.
İkinci turda sandığa katılım oranı, ilk turdaki gibi yüksek seyrini korudu. Ülkenin güney ve orta kesimlerindeki bazı bölgelerde yıkıcı etki yaratan şiddetli fırtınalara rağmen, oy verme işlemleri üç belediyede ertelendi ve yaklaşık 37 bin seçmen bu durumdan etkilendi. Ancak bu aksaklıklar, toplam seçmen kitlesi içinde ihmal edilebilir bir paya denk geldiği için genel katılım oranını önemli ölçüde etkilemedi. Bu da seçmenin demokratik sürece olan bağlılığının bir göstergesiydi.
Portekiz cumhurbaşkanlığı, büyük ölçüde sembolik bir rol olsa da, parlamentoyu feshetme, erken seçimleri tetikleme ve yasa vetosu gibi önemli anayasal yetkilere sahip. Ventura'nın elde ettiği önemli oy oranı, geçen yılki genel seçimlerde partisinin aldığı yüzde 22.8'lik oy oranından belirgin şekilde daha yüksek bir performans sergiledi. Bu durum, Portekiz'deki popülist ve milliyetçi eğilimlerin giderek güçlendiğinin bir işareti olarak algılanıyor. Ventura'nın insanları mobilize etme ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ulaşma becerisi, değişen siyasi manzaraya dair çarpıcı bir gösterge.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Portekiz'deki seçimin önemine vurgu yaparak, "Portekiz vatandaşları seslerini duyurdu ve fırtınaların yarattığı yıkıma rağmen dikkate değer bir demokratik dayanıklılık gösterdi. Portekiz'in ortak Avrupa değerleri için sesi güçlü kalmaya devam ediyor" dedi. Bu sözler, Avrupa'da birçok ülkenin aşırı sağ hareketlerin yükselişiyle mücadele ettiği bir dönemde gerçekleşen seçimin daha geniş bağlamını ortaya koyuyor. Seguro'nun zaferi, bu nedenle sadece ulusal bir seçim sonucu değil, aynı zamanda Portekiz ve Avrupa siyasetinin gelecekteki yönelimi hakkındaki süregelen tartışmada kritik bir an olarak görülüyor. Seguro, beş yıllık görev süresi boyunca ülkenin başında olacak.