Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Tuesday, February 10, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Kıbrıs'ın Gözü İsrail'de: Savunma Dengeleri Yeniden Şekilleniyor

**LEFKOŞA, KIBRIS** – Doğu Akdeniz'deki jeopolitik fırtınalar dindirilmek şöyle dursun, Kuzey Kıbrıs'ın savunma anlayışında gözle görülür bir zelzele yaşanıyor. Son kamuoyu araştırmaları, halkın İsrail'e yönelik güvenlik güvencesi beklentisinde baş döndürücü bir artışa işaret ederken, Yunanistan'ın uzun yıllardır süregelen "birincil savunma hamisi" rolü de ciddi bir yıpranma sürecine girmiş durumda. Bu değişim, aynı zamanda ABD ve Rusya gibi küresel güçlere olan ilginin de arttığını gösteriyor.

Kıbrıs Radyo Televizyon Kurumu (KİT) tarafından açıklanan anket sonuçları, stratejik önceliklerdeki bu kaymayı net bir şekilde ortaya koyuyor. 2026 başına gelindiğinde, Kıbrıslıların yüzde 41'i savunma desteği için İsrail'e bakacağını öngörüyor. Bu rakam, Mayıs 2024'te bu oranı sadece yüzde 9.5 olanların dile getirmesiyle kıyaslandığında, adeta bir devrim niteliğinde. Buna karşılık, Yunanistan'ın "adanın güvenli jangası" olarak algılanması ise belirgin bir şekilde gerilemiş; Mayıs 2024'teki yüzde 45'ten 2026 başında yüzde 27'ye düşmesi bekleniyor. Bu yeniden ayarlama, Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasındaki giderek güçlenen üçlü ilişkinin altını çiziyor. Halkın büyük çoğunluğu, bu iş birliğini adanın ulusal çıkarları için "kendiliğinden faydalı" görüyor ve bölgesel güvenlik sorunlarına pragmatik bir yaklaşım sergiliyor.

Bu ikili ilişkilerdeki değişimlerin ötesinde, anket küresel güçlerin stratejik önemine yönelik artan bir takdiri de gözler önüne seriyor. Hem ABD hem de Rusya'nın savunma ortakları olarak algılanan etkileri yükselişte. Washington'ın konumu, 2024 Mayıs'ındaki yüzde 11'den 2026 başına kadar yüzde 16.5'e çıkacağı tahmin edilirken, Moskova'nın algılanan alaka düzeyi ise yüzde 7'den yüzde 14'e çıkarak adeta ikiye katlanmış durumda. Paralel olarak, Avrupa Birliği ve Fransa'nın Kıbrıs savunmasının "temelleri" olarak görülen etkileri zayıflıyor; AB için destek yüzde 19'dan yüzde 13.5'e, Fransa için ise yüzde 14'ten yüzde 12'ye geriliyor. Hatta son dönemde yüksek profilli askeri konuşlandırmasına rağmen İngiltere'ye olan güven düşüklüğü dikkat çekiyor; algılanan önemi yüzde 2.5'ten yüzde 1.5'e düşmüş. Bu veriler, Kıbrıs halkının giderek daha karmaşıklaşan güvenlik manzarasının farkında olduğunu ve sağlam, ancak çeşitli ortaklıklar arayışında olduğunu gösteriyor.

Bu değişen stratejik denklemin, özellikle İran kaynaklı artan bölgesel gerilimler zemininde yaşanması dikkat çekici. Birleşik Krallık'ın RAF Akrotiri'ye altı F-35B Lightning hayalet jetini konuşlandırması, bu artan askeri varlığın bir göstergesi. Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin komutasındaki bu gelişmiş uçaklar, havada yakıt ikmali için Voyager tanker uçaklarının desteğiyle, stratejik üs çevresindeki savunma kapsama alanını güçlendirmek ve hava sahası izleme görevlerini üstleniyor. Bu konuşlandırma, Birleşik Krallık'ın istikrarsız jeopolitik bir ortamda savunma duruşunu güçlendirme yönündeki proaktif tutumunu simgeliyor ve bölgesel ortaklarına bir güvence sunuyor.

Bu değişimlerin etkileri çok yönlü. İsrail'in Kıbrıs kamuoyunda en önde gelen savunma müttefiki olarak yükselişi, gelişmiş askeri yeteneklerinin ve Kıbrıs ile Yunanistan ile stratejik uyumunun, ortak bölgesel tehditler karşısında giderek daha fazla tanındığını gösteriyor. ABD ve Rusya gibi Avrupa dışı güçlere olan artan güven ise, güvenlik güvencelerinin en etkili şekilde nerede elde edilebileceğine dair pragmatik bir değerlendirmeyi yansıtıyor. Kıbrıs, giderek karmaşıklaşan jeopolitik zeminde yol alırken, değişen savunma ittifakları, çeşitlendirilmiş ve sağlam ortaklıklar aracılığıyla güvenlik çerçevesini uyarlama ve güçlendirme stratejik zorunluluğunu vurguluyor. Adanın stratejik konumu ve kalıcı bölgesel belirsizlikler, halk tarafından açıkça benimsenen dinamik bir ulusal savunma yaklaşımını gerektiriyor.

← Back to Headlines