Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Tuesday, February 10, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Kıbrıs Rum Kesimi'nden Gazze Barışı İçin ABD'ye Yeşil Işık mı?

**Washington D.C.** – Adı son dönemde İsrail-Filistin meselesiyle birlikte anılan Kıbrıs Rum Kesimi Cumhuriyeti'nin, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump tarafından kurulan yeni bir "Barış Konseyi"ne katılma davetini değerlendirdiği iddia ediliyor. Yunanistan ile birlikte masaya oturan Rum yönetimi, Washington'ın bu yeni ve alışılmadık diplomatik hamlesine nasıl bir yanıt vereceği merak konusu. Trump yönetiminin, Gazze'de istikrar ve yeniden yapılanma hedefleyen bu girişimiyle uluslararası destek arayışı içinde olduğu belirtiliyor.

Trump'ın "fikri babası" olduğu söylenen bu oluşumun ana hedefi, savaşın yaraladığı Filistin topraklarının karşı karşıya olduğu karmaşık sorunları ele almak üzere farklı coğrafyalardan ve siyasi yelpazeden aktörleri bir araya getirmek. Konseyin tam yapısı ve gündemi henüz netlik kazanmamış olsa da, temel odak noktasının barışı tesis etmek ve Gazze'nin yeniden imarı için somut adımlar atmak olacağı konuşuluyor. Nicosia ve Atina'ya gönderilen davetiyeler, iki Akdeniz ülkesiyle olan çıkar birlikteliğini ve bölgesel güvenlik konusunda paylaşılan potansiyel bakış açılarını gözler önüne seriyor. Bu durum, her iki başkentte de dikkatli bir değerlendirme sürecini beraberinde getiriyor.

Edinilen bilgilere göre Yunanistan'dan, Gazze'nin çatışma sonrası toparlanmasına yönelik daha geniş bir barış çerçevesinin ikinci aşamasının uygulanması konusunda bir bölümü üstlenmesi istenmiş. Bu, toplantıların sadece teorik tartışmalarla sınırlı kalmayıp, pratik ve eyleme dönük stratejilere odaklanacağına işaret ediyor. ABD'nin, Avrupa Birliği üyesi ülkeler başta olmak üzere, Orta Doğu, Asya ve ötesinden geniş bir coğrafyayı kapsayan çok sayıda ülkeye davet gönderdiği biliniyor. Ancak bu geniş çaplı çağrı, bazı AB ülkelerinin başlangıçta tereddüt etmesi gibi karmaşıklıkları da beraberinde getirmiş durumda.

Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'ın davete icabet edip etmeme kararlarının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. Bu kararın, jeopolitik sonuçları açısından yakından inceleneceği aşikar. İki ülkenin olası katılımı, diğer uluslararası aktörlerin diplomatik manevralarını sürdürdüğü bir dönemde, ABD liderliğindeki barış çabalarına doğrudan katkıda bulunma istekliliğini gösterebilir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray ziyaretinin ertelenmesi ve bölgede hatırı sayılır bir nüfuza sahip olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da potansiyel katılımı, bu zirveye ayrı bir boyut katıyor.

ABD'nin bu "Barış Konseyi"ni kurma yönündeki kararlılığı, Gazze'nin sorunlarına odaklanmak için özel bir platform oluşturma amacı taşıyor ve yerleşik diplomatik protokollerden belirgin bir ayrışma olarak görülüyor. Doğu Akdeniz'deki stratejik konumları ve oturmuş ilişkileriyle öne çıkan Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ile kurulan temas, kalıcı bir çözüme ulaşma yolunda bölgesel yakınlık ve mevcut bağlardan yararlanma stratejik niyetini ortaya koyuyor. Bu iki ülkenin davete vereceği yanıt, küresel toplumun bu yeni ABD girişimiyle ne ölçüde ilgileneceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.

← Back to Headlines