**Lefkoşa, Kıbrıs –** Brexit'in karmaşık düğümlerinin çözülmesinin ardından, Kıbrıs Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık arasındaki daha yapıcı bir ilişkinin tesis edilmesinde potansiyel olarak kilit bir rol üstleniyor. Ada ülkesi, kendine özgü tarihi bağları ve Britanya perspektiflerine dair nüanslı anlayışını kullanarak, bir dizi ikili diyaloğda kolaylaştırıcı olarak konumlanıyor. Bu rolün en somut örneği ise karşılıklı balıkçılık haklarına ilişkin geçtiğimiz yıl imzalanan önemli bir anlaşma oldu.
Bu gelişen kolaylaştırıcılık rolünün temel taşı, AB gemilerine Britanya sularına ve tersi yönde Haziran 2038 sonuna kadar erişim hakkı tanıyan ikili balıkçılık anlaşmasıdır. Bu uzun vadeli düzenleme, balıkçı filoları ve onlara bağımlı kıyı toplulukları için uzun süredir ihtiyaç duyulan bir istikrar dönemi sağlıyor. Böylece, Brexit sonrası AB-İngiltere müzakerelerinde büyük bir gerilim noktası oluşturan potansiyel bir anlaşmazlık unsuru etkisiz hale getirildi. Avrupa Balıkçılık Komiseri Costas Kadis, bu anlaşmanın stratejik önemini vurgulayarak, Birleşik Krallık ile süregelen ikili ilişkileri sayesinde Kıbrıs'ın uzlaşmacı etkisini denizcilik dışındaki alanlara da taşıyabileceğini belirtti. Kadis, "Kıbrıs, Birleşik Krallık'ı iyi anlama yeteneğini, İngiltere ile tüm diyalog alanlarında kolaylaştırıcı olarak kullanabilir. Umarım bu, sadece balıkçılıkta değil, ortak endişe taşıyan tüm konularda tüm süreçleri bir adım ileriye taşır," diyerek daha geniş bir işbirliği için iyimser bir tablo çizdi.
Balıkçılık anlaşmasının başarıyla müzakere edilmesi, AB'nin kolektif eyleminin gücünün bir kanıtıydı. 27 üye devlet arasında birlik içinde hareket ederek, balıkçılık alanlarına karşılıklı erişimin sadece birkaç ülkenin değil, tüm Birliğin stratejik bir önceliği olduğunu gösterdiler. Komiser Kadis'in de açıkladığı gibi, bu uyumlu yaklaşım dengeli bir sonuca ulaşılmasında etkili oldu: "Bu ortak cepheyi koruyarak, balıkçılar için tam karşılıklı erişim sağlayan ve 'potansiyel gerilim kaynağı' olarak tanımladığı hassas bir konuyu ortadan kaldıran dengeli bir sonuç elde ettik." Bu diplomatik başarı, sadece Kanal'ın her iki yakasındaki balıkçıların geçim kaynaklarını güvence altına almakla kalmıyor, aynı zamanda AB'nin tek pazarının genel bütünlüğünü ve işleyişini de güçlendiriyor.
Balıkçılık sektöründeki bu yeni kazanılan istikrarın etkileri, doğrudan faydalananların çok ötesine uzanıyor. AB'nin gıda güvenliğine önemli ölçüde katkıda bulunarak daha öngörülebilir bir tedarik zinciri sağlıyor ve dolaylı olarak fiyat dalgalanmaları ile tedarik kesintilerinin önlenmesi yoluyla Avrupalı tüketicilere fayda sağlıyor. Kıbrıs'ın diplomatik becerisiyle büyük ölçüde kolaylaştırılan bu anlaşmanın ortaya koyduğu emsal, AB-İngiltere gündeminde hala çözülmeyi bekleyen diğer karmaşık sorunların ele alınması için bir yol haritası sunuyor. Birleşik Krallık bağımsız yolunu çizmeye devam ederken, her iki tarafın da pragmatik, çözüm odaklı diyalog kurabilmesi hayati önem taşıyor. Kıbrıs'ın bölünmeleri köprü kurma ve anlayışı geliştirme konusundaki kanıtlanmış kapasitesi, bu gelişen ilişkiyi yönetmede giderek daha hayati bir rol oynayabileceğini ve potansiyel olarak daha geniş bir ortak çıkar yelpazesinde ilerlemeyi kolaylaştırabileceğini gösteriyor.