Amerika Birleşik Devletleri'nde, Başkan Donald Trump'ın attığı bir adım, ülkenin tarım sektörü paydaşları arasında derin bir kaygı dalgası yarattı. Trump yönetimi, Arjantin'den yapılacak düşük gümrüklü et ithalatını önemli ölçüde artırmaya yönelik bir politika değişikliğine imza attı. Cuma günü imzalanan kararnameyle, mevcut tarife kontenjanı 80 bin metrik ton genişletilerek, özellikle yağsız et kesimlerinin ithalatı hedefleniyor. Bu gelişme, Washington ve Buenos Aires arasında Amerikan ürünlerine Arjantin pazarında daha fazla erişim sağlayan daha geniş bir ticaret ve yatırım anlaşmasının da bir parçası olarak görülüyor.
Yönetim yetkililerine göre, bu politika değişikliğinin ardındaki temel sebep, Amerikalı tüketicilerin karşı karşıya kaldığı sürekli yüksek et fiyatları baskısını hafifletmek. Geçtiğimiz yıl, güçlü tüketici talebi ve azalan sığır arzının bir araya gelmesiyle et fiyatları rekor seviyelere ulaşmıştı. Durumu daha da ağırlaştıran bir faktör ise ABD'deki sığır sürüsünün 1 Ocak itibarıyla son 75 yılın en düşük seviyesine gerilemesi. Bunun başlıca nedeni ise otlakları kurutan ve yem maliyetlerini artıran uzun süreli kuraklık. Bu ekonomik baskıların, son yıllarda Demokrat adayların seçim başarılarına katkıda bulunan bir etken olduğu ve gıda erişilebilirliğinin siyasi hassasiyetini ortaya koyduğu belirtiliyor.
İthalat artışının işleyiş mekanizması, Arjantin'in daha uygun gümrük koşulları altında daha fazla miktarda yağsız et kesimini ABD'ye ihraç etmesine olanak tanıyor. İthal edilen bu kesimlerin, esas olarak hamburger köfteleri için kıyma üretimini artırmak amacıyla yerli et tedarikleriyle karıştırılacağı bildiriliyor. Bu stratejik artışın, tedarik zincirini güçlendirmesi ve teoride, temel bir gıda maddesinin perakende fiyatlarını dengelemesi amaçlanıyor.
Ancak bu karar, özellikle sığır üretiminin önemli merkezlerinden Nebraska gibi eyaletlerdeki ABD'li sığır yetiştiricilerinden sert muhalefetle karşılaştı. Nebraska Senatörü Deb Fischer, sektördeki yaygın bir görüşü dile getirerek, "Amerikalı yetiştiricileri saf dışı bırakan ithalatlar yerine, bürokrasiyi azaltacak, üretim maliyetlerini düşürecek ve sığır sürümüzü büyütmeyi destekleyecek çözümlere odaklanmalıyız" dedi. Yetiştiriciler, ithal et akınının, karışıma yönelik olsa bile, yerli fiyatları baskılayacağı ve zaten zorlu çevresel ve ekonomik koşullarla mücadele eden geçim kaynaklarını baltalayacağı endişesini taşıyor.
Ekonomistler ise politikanın niyetini kabul etmekle birlikte, potansiyel etkileri hakkında daha incelikli bir bakış açısı sunuyor. Birçoğu, yüzde olarak önemli bir artış olsa da, 80 bin metrik tonluk bu artışın, ortalama bir tüketicinin market fiyatlarında hissedilir bir düşüş sağlamak için muhtemelen yetersiz kalacağını öne sürüyor. Tüketici maliyetlerindeki marjinal düşüş, eğer varsa, daha uygun fiyatlı kesimlerin ürünlerine entegrasyonu yoluyla kar marjlarını artırabilecek gıda işleme şirketleri için potansiyel faydaların gölgesinde kalabilir. Yerli sığır endüstrisi ve genel et piyasası üzerindeki uzun vadeli sonuçlar ise hala önemli bir tartışma ve yakından izlenmesi gereken bir konu olmaya devam ediyor.