**Lefkoşa, Kıbrıs** – Kıbrıs hukuk camiasında bomba etkisi yaratan bir karara imza atan Yüksek Mahkeme, eski yargıç Doria Varoshiotou'nun itirazını kesin olarak reddetti. Cuma günü beş üyenin oyuyla alınan ve üç üyenin karşı çıktığı karar, Yüksek Yargı Konseyi'nin Varoshiotou'yu görevden alma yönündeki daha önceki kararını resmen onamış oldu. Bu karar, yargı atamaları ve performans standartlarını mercek altına alan uzun soluklu hukuki mücadelenin de bir nevi sonu anlamına geliyor.
Geçen yılın temmuz ayında Yüksek Yargı Konseyi'nin aldığı kararın temelinde, Varoshiotou'nun iki yıllık deneme süresinin ardından kalıcı bir pozisyon güvence altına alamaması yatıyordu. Yargı mensuplarının kalıcılık değerlendirmesinden sorumlu konsey, Varoshiotou'nun performansının ve mesleki davranışlarının gereken standartların altında kaldığına hükmetti. Bu değerlendirmenin merkezinde, Limasol Kaza Mahkemesi'nden altı ayda bir gelen ve "ciddi zayıflıklar ve önemli hukuki hatalar"a işaret eden raporlar yer alıyordu. Konsey üyesi Tasia Psara'nın dile getirdiği çoğunluk görüşüne göre, bu tür eksiklikler yargının güvenilirliğini zedeleyebilirdi ve bu nedenle atanmasının onaylanmaması gerektiği sonucuna varıldı.
Varoshiotou'nun, avukat Achilleas Demetriades liderliğindeki hukuk ekibi ise konuyu Strazburg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını duyurdu. Demetriades, adalete giden yolun ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Adalet yolculuğu Lefkoşa'da bitmiyor. Strazburg'a kadar devam edecek ve Avrupa Mahkemesi bu kararın insan haklarını ihlal edip etmediğini inceleyecek" dedi. Bu hamle, davanın uluslararası bir incelemeye tabi tutulma olasılığını ve yargısal hesap verebilirlik açısından doğurabileceği sonuçları işaret ediyor.
Yüksek Mahkeme'nin kararı, yargıçların deneme süreciyle atanmasına ilişkin köklü uygulamayı vurguladı. Mahkeme, kalıcılığın, kapsamlı değerlendirme raporlarıyla kanıtlanan gerekli bilgi ve karakter özelliklerinin bir yargıç tarafından gösterilmesine bağlı olduğunu belirtti. Mahkeme ayrıca, Varoshiotou'nun atanmasının deneme süreci niteliğinde olduğunun tam olarak farkında olduğunu ve deneme şartlarını anladığını teyit eden 4 Temmuz 2024 tarihli bir mektup dahil olmak üzere bu şartları resmi olarak kabul ettiğini kaydetti.
2024'te sonuçlanan Thanasis Nicolaou davası, konseyin Varoshiotou'nun yargısal yeteneklerini değerlendirmesinde kilit bir faktör gibi görünüyor. 2005 yılında bir askerin ölümünü konu alan bu dava, konsey tarafından belirlenen önemli yargısal hatalarla karakterize edilmişti. Konsey, Varoshiotou'nun mesleki davranışının ve performansının bir il yargıcından beklenenlerle örtüşmediği ve yargının bütünlüğü için potansiyel bir risk oluşturduğu sonucuna vardı.
Yüksek Mahkeme'nin bu olayda Yüksek Yargı Konseyi'nin yetkisini teyit etmesi, yargı atamaları için uygulanan titiz denetim sürecini güçlendiriyor. Varoshiotou Kıbrıs'taki yargı görevinden kesin olarak uzaklaştırılmış olsa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılacak itiraz, gelecekteki yargısal denetim ve üye devletlerin hukuk çerçevesindeki insan hakları tartışmalarını şekillendirebilecek yeni bir boyut katıyor. Dava, yargı bağımsızlığı ile sıkı performans ve etik denetim yoluyla kamu güvenini sürdürme zorunluluğu arasındaki karmaşık dengeyi şüphesiz aydınlattı.