**Atina, Yunanistan –** Yunan perakende devi Jumbo, yelkenlerini yeni ufuklara açarak Türkiye ve Kanada gibi büyük pazarlara yönelik cesur bir genişleme hamlesi başlattı. Şirket başkanı Apostolos Vakakis önderliğindeki bu stratejik pivot, şirketin Avrupa'daki köklü varlığının ötesine geçerek coğrafi ayak izini çeşitlendirme ve organik büyüme ile akıllı maliyet yönetimi kombinasyonuyla uzun vadeli büyüme yörüngesini sağlamlaştırma yönünde atılmış bilinçli bir adım olarak dikkat çekiyor.
Türkiye pazarına girişin orta vadede gerçekleşmesi planlanıyor ve operasyonlar tamamen şirkete ait bir iştirak aracılığıyla yürütülecek. Nüfus yoğunluğu ve ekonomik önemiyle öne çıkan komşu bir ülkeye bu adım, Jumbo'nun gelişmekte olan tüketici tabanlarından faydalanma arzusunu gözler önüne seriyor. Eş zamanlı olarak, Kuzey Amerika'ya yönelik önemli bir hamle de ufukta belirmiş durumda; 2026 yılına kadar Kanada'nın Ontario eyaletinde ilk üç mağazanın açılması öngörülüyor. Bu Kanadalı girişim, İsrail merkezli Fox Group ile yapılan bir bayilik anlaşmasıyla kolaylaştırılacak. Bu ortaklık, özellikle Jumbo'nun yeni tasarladığı daha küçük mağaza formatları için potansiyel gelecekteki küresel yayılımlar için de önemli bir deneme alanı niteliği taşıyor.
Jumbo'nun genel stratejisinin merkezinde, operasyonel giderleri kontrol altında tutmaya yönelik belirgin bir vurgu yer alıyor. Şirket, operasyonel binalarının yaklaşık %70'ine sahip olarak, perakende ve depo kapasitesinin yaklaşık %80'ini kendi bünyesine katmış durumda. Varlık edinimine yönelik bu proaktif yaklaşım, kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan finansal yükleri azaltmayı, böylece uzun vadeli karlılığı artırmayı ve daha istikrarlı bir operasyonel üs sağlamayı hedefliyor. Maliyet verimliliğine olan bu bağlılık, iç pazarına da yansıyor; Jumbo, Yunan ekonomisindeki deflasyonist baskılara bir yanıt olarak algılanan ve ürün yelpazesinin yaklaşık %90'ını etkileyen yaygın fiyat indirimlerini yakın zamanda hayata geçirdi.
Bu genişleme hedeflerine rağmen, Jumbo yakın zamanda finans kuruluşu Citi'nin hisselerini düşürmesiyle piyasa değerlemesinde bir yeniden kalibrasyonla karşılaştı. Düşürme gerekçesi olarak artan rekabet endişeleri gösterildi. Ancak Sayın Vakakis, rekabetçi ortamla ilgili değerlendirmesinde kararlılığını koruyarak, önde gelen bir rakibi basit bir "sivrisinek" olarak niteledi ve Jumbo'nun pazar çekiciliğini kaybettiği yönündeki görüşleri reddetti. Şirketin performansının, geçici piyasa trendleri yerine somut finansal metrikler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Ortakların güvenini ve şirketin güçlü finansal sağlığını daha da vurgulayan olağanüstü genel kurulda, ortaklar vergi öncesi hisse başına 0,50 €'ya denk gelen 67,18 milyon € tutarında önemli bir nakit dağıtımını onayladı. Toplantıya %74'ün üzerinde ortak katılımıyla yüksek bir ilgi gösterildi. Jumbo'nun mevcut uluslararası varlığı zaten Balkan bölgesinin önemli bir kısmını kapsıyor; Bulgaristan, Romanya, Kıbrıs, Arnavutluk, Karadağ, Kosova, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Bosna-Hersek gibi ülkelerde faaliyet gösteriyor. Sayın Vakakis'in meşhur sözüyle "Başkalarının sorunlarını satın almak istemiyorum" diyerek açıkça satın almaları dışladığı ve iç büyümeye odaklandığı bu model, titizlikle planlanmış ve içsel olarak yönlendirilen bir genişleme stratejisini ortaya koyuyor.