Kıbrıs'ta tarım sektörü, hükümetin 2017'den bu yana biriken dokuz yıllık su kullanımı ücretlerini toplama kararıyla sarsıldı. Zaten kuraklık, artan maliyetler ve azalan gelirle boğuşan çiftçiler, bu ani ve kabarık borç yüküyle karşı karşıya kalınca kara kara düşünmeye başladı.
2017'de yasalaşan ancak o zamandan bu yana işletilmeyen su çekim ücretleri, çiftçileri adeta dumura uğrattı. Birkaç bin avrodan 100.000 avroyu aşan yüklü miktarlarla yüzleşen üreticiler, bu geriye dönük tahsilatın mantıksızlığına ve adaletsizliğine isyan ediyor.
Meclis tarım komitesi başkanı Yiannakis Gavriel, hükümetin bu adımını "çiftçiliğin en zor zamanında gelen anlaşılmaz bir karar" olarak nitelendirerek, mevcut olumsuz koşullar düzelene kadar ödemelerin ertelenmesi gerektiğini savundu. Çiftçiler, kuraklığın ürün verimini düşürdüğünü, elektrik ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışların ise kâr marjlarını iyice daralttığını vurguluyor.
Tarım Bakanlığı Müsteşarı'nın Cuma günü çiftçi temsilcileriyle yapacağı görüşme, gözlerin çevrildiği bir diğer önemli gelişme. Bakanlık, gecikmiş borçların taksitlendirilmesi gibi ödeme kolaylıkları sunabileceğini belirtse de, biriken ana paranın tahsil edilmesi konusundaki ısrar, anlaşmazlığın temelini oluşturuyor.
Bu politikanın sonuçları ağır olabilir. Zaten ince hesaplarla çalışan birçok çiftçi için bu borçları ödemek, aşılması güç bir finansal engel teşkil ediyor. Sektörde iflasların yaşanması, binlerce kişinin ekmeğiyle oynanması ve kırsal ekonominin daha da zayıflaması riski kapıda. Kıbrıs tarımı, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini yaşarken, bu yeni borç yükü durumu daha da kritik hale getiriyor. Önümüzdeki haftalar, bu krizin derinleşmesini engelleyecek bir çözüm bulunup bulunamayacağını belirleyecek.