Cumartesi öğleden sonra İran'ın güneyinde yaşanan iki ayrı ve yıkıcı patlama, en az beş kişinin hayatına mal olurken, çok sayıda yaralıya da sebep oldu. Basra Körfezi kıyısındaki liman kenti Bender Abbas ve güneybatıdaki önemli merkezlerden Ahvaz'ı sarsan bu ikiz olaylar, yerel makamları harekete geçirdi. Yetkililer, olayların iç güvenlik zaaflarından kaynaklandığını belirtse de, bölgesel istikrarsızlığın ve İran-ABD geriliminin tırmandığı bu hassas dönemde yaşananlar, kaçınılmaz olarak spekülasyonlara yol açtı.
Bender Abbas'ta, Moallem Bulvarı üzerindeki sekiz katlı bir konut, büyük bir patlamanın şiddetiyle adeta yerle bir oldu. Patlamanın etkisiyle binanın üst iki katı kullanılamaz hale gelirken, zemin kattaki iş yerleri ve çevrede park halindeki çok sayıda araç da ağır hasar gördü. Resmi açıklamalar, bu olayda en az bir kişinin hayatını kaybettiğini, on dört kişinin ise yaralandığını bildirdi. Kurtarma ekiplerinin fedakâr çalışmaları sayesinde, bir kadın ve üç yaşındaki bir çocuk enkazdan sağ olarak kurtarıldı.
Aynı dakikalarda, Irak sınırına yakın bir konumda bulunan Ahvaz şehrinde de benzer bir facia yaşandı. Kianshahr mahallesindeki dört katlı bir apartman, patlamanın etkisiyle tamamen yıkıldı. Bu trajik olayda, bir ailenin dört ferdi – baba, anne ve iki çocukları – hayatını kaybetti.
Yerel yetkililer ve devlet kontrolündeki medya organları, patlamaların evlerde kullanılan doğalgazın birikmesi ve ateşlenmesi sonucu meydana gelen kazalar olduğunu hızla duyurdu. Bender Abbas İtfaiye Daire Başkanı Muhammed Emin Liyakat, "Bender Abbas'taki bina kazasının ilk nedeninin doğalgaz sızıntısı ve birikimi olduğunu ve ardından patlamanın meydana geldiğini" belirtti.
Ancak bu resmi açıklamalar, sosyal medyada dolaşan ve İslami Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) donanmasından bir komutanın hedef alınmış olabileceği yönündeki fısıltıları ve doğrulanmamış raporları engelleyemedi. İranlı yetkililer, bu asılsız iddiaları derhal ve kesin bir dille reddetti. İran'ın güvenlik aygıtında önemli bir yere sahip olan IRGC'ye yönelik herhangi bir tehdit algısı, jeopolitik açıdan büyük anlam taşıyor.
Yaşanan patlamalar, İran için kaygı verici bir döneme işaret ediyor. Ülke, nükleer emelleri konusundaki yoğun diplomatik baskının yanı sıra, ABD ile gergin ilişkilerin sürdüğü karmaşık bir jeopolitik arenada yol almaya çalışıyor. Her ne kadar öncelik can kaybı ve büyük çaplı hasarın acısını hafifletmek olsa da, bu olaylar bölgedeki hassas güvenlik ortamının acı bir hatırlatıcısı olarak öne çıkıyor. Her iki patlamanın kesin nedenlerine ilişkin soruşturmalar devam ederken, yetkililer halkın endişelerini gidermeye ve artan dış baskı ortamında iç güvenlik protokollerini yeniden teyit etmeye çalışıyor. Özellikle kurtarma ekiplerinin gösterdiği dayanıklılık, yıkım ortasında umut ışığı saçıyor.