**LEFKOŞA, Kıbrıs – 29 Ocak 2026** – Kıbrıs'ın sığınma konularındaki en üst mahkemesi, Sığınma Servisi'nin birden çok Suriyeliye uluslararası koruma başvurusunu reddetme kararlarını onayan emsal bir hükme imza attı. İdari Uluslararası Koruma Mahkemesi Temyiz Alt Birimi tarafından açıklanan karar, sığınma talepleri reddedilen kişilerin zorla geri gönderilmesinin önünü açarak, ada ülkesinin göç akışlarını yönetme konusundaki giderek sertleşen tutumunda önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Mahkeme, Suriyeli başvuru sahiplerinin sunduğu çok sayıda temyiz başvurusunu titizlikle inceledi. Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda, başvuru sahiplerinin mülteci statüsü için gereken yasal eşikleri karşılamakta yetersiz kaldığına hükmedildi. Dava hakimlerinin sunduğu delilleri detaylı bir şekilde masaya yatırmasıyla, bireylerin ırkı, dini, milliyeti, belirli bir sosyal gruba aidiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle kişisel bir zulüm tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını ikna edici bir şekilde kanıtlayamadıkları sonucuna varıldı. Başvuruların birçoğunun, haklı bir zulüm korkusundan kaynaklanan koruma talepleri yerine, ekonomik göç girişimleri olarak değerlendirildiği bildirildi.
Mahkemenin müzakerelerinde merkezi bir rol oynayan unsur, Suriye'deki, özellikle İdlib gibi bölgelerdeki mevcut koşulların değerlendirilmesiydi. Devam eden istikrarsızlık kabul edilmekle birlikte, hakimler sunulan durumun, bölge sakinlerini doğrudan ve kişisel tehlikeye atacak yaygın ve ayrım gözetmeyen bir şiddet anlamına gelmediği kanaatine vardı. Bu tespit, mahkeme tarafından doğru ve güncel olduğu onaylanan Sığınma Servisi'nin güvenlik, yeniden yapılanma çabaları ve ülkelerine dönmeyi düşünen bireylere yönelik devlet desteğinin varlığına dair titiz soruşturmalarına büyük bir ağırlık kazandırdı.
Sığınma Servisi'nin değerlendirmelerinin bu yargısal onayı, Kıbrıslı yetkililerden sığınma taleplerinin sıkı bir incelemeye tabi tutulacağına dair net bir sinyal anlamına geliyor. Karar, uluslararası korumanın, genel zorluklardan veya istikrarsızlıktan kaçış arayanlar için değil, kanıtlanabilir, bireysel tehditlerle yüzleşenler için ayrıldığı temel ilkesini pekiştiriyor. Bu doğrultuda, Temyiz Alt Birimi'nin kararlarının, Kıbrıs'ta yasal statüsü olmayan Suriyeliler için sınır dışı veya geri gönderme emirlerinin verilmesi sürecini hızlandırması bekleniyor.
Bu kararın sonuçları geniş kapsamlıdır. Başarısız olan sığınma başvurularında geri dönüş politikalarının daha güçlü bir şekilde uygulanması için bir emsal teşkil edebilir. Avrupa Birliği'nin göç sorunlarında ön cephede yer alan Kıbrıs, başvuru sahibinin gerçek bir zulüm korkusunu kanıtlama yükümlülüğünün ağırlaştığı bir politika çerçevesini sağlamlaştırıyor gibi görünüyor. Bu gelişme, ulusal güvenliği ve göç kontrolünü önceliklendirirken uluslararası hukuki koruma standartlarına bağlı kalarak, sığınma hukukunun daha kısıtlayıcı bir yorumuna doğru bir kaymayı vurguluyor. Bu sıkı kriterlerin tutarlı bir şekilde uygulanması, sığınma için talep edilen zorlu gerekliliklere uymamanın kaçınılmaz olarak geri gönderilmeye yol açacağı bir geleceğe işaret ediyor.