**LEFKOŞA, KIBRIS** – Kıbrıs Merkezi Cezaevi eski Müdürü Anna Aristotelous ve yardımcısı Athena Demetriou'nun da aralarında bulunduğu sekiz sanıklı önemli bir davanın görülmesi, savunma avukatlarının kritik belgelerin eksikliği nedeniyle hazırlıksız yakalandıklarını beyan etmesi üzerine 9 Şubat'a ertelendi. Bu erteleme, davanın seyrini belirsizliğe sürüklerken, usul adaleti ve ceza mahkemesinin yetkisi hakkında soru işaretleri yarattı.
Cuma günü yapılması planlanan duruşma, savunma avukatlarının zaman taleplerinin damgasını vurduğu bir oturuma dönüştü. Avukatlar, müvekkillerini yeterince savunamamalarına ve argümanlarını hazırlayamamalarına neden olan hayati belgelerin kendilerine ulaşmadığını dile getirdi. Bu delillere erişim sağlanmadan, sanıkların kendilerine yöneltilen suçlamaların tam kapsamını ve temelini anlamadan cevap vermeye zorlandığı savunuldu. Adaletin temel taşlarından biri olan, hakkında dava açılan kişinin kendi aleyhindeki delilleri bilme hakkının, mevcut çıkmazın merkezinde yer aldığı anlaşılıyor.
Sanıklar arasında Aristotelous ve Demetriou'nun yanı sıra beş cezaevi çalışanı ve bir polis memuru bulunuyor. Sekiz sanığın avukatları da, gerekli materyaller kendilerine sunulana kadar müvekkillerini etkin bir şekilde temsil edemeyeceklerini ortaklaşa ifade etti. Aristotelous'un avukatı Christos Triantafyllides, "Bir sanığın cevap verebilmesi için neden suçlandığını bilmesi gerektiği anlaşılır bir durum. Bunu anlamak zor değil" diyerek, savunmanın mantıksal zorunluluğunu vurguladı. Bu sözler, bilgi sakıncası nedeniyle adil yargılanma sürecinin baltalandığı yönündeki savunmanın ana tezini özetliyor.
Durum, bazı bilgilerin iletilme şekliyle daha da karmaşıklaştı. Bazı avukatların tanık ifadelerini USB bellekler aracılığıyla aldığı ve bunun yasal gereklilikleri ihlal ettiği iddiaları gündeme geldi. Eksik veya usulsüz sağlanan belgelerin kapsamının geniş olduğu belirtiliyor. Aristotelous'un avukatı, mülakatlar, gazeteci raporları, yargı kararları, göçmenlerle ilgili bilgilendirme broşürleri, uçak bileti ve hatta basketbol yönetmelikleri gibi çeşitli materyallerin eksikliğini detaylandırdı. Bu dağınık liste, savunmanın parametrelerini henüz tam olarak kavrayamadığı geniş çaplı bir soruşturmaya işaret ediyor.
Davanın karmaşıklığına bir katman daha ekleyen Athena Demetriou'nun avukatı Sotiris Argyrou, ön itirazda bulunma niyetini dile getirdi. Argyrou'nun argümanı, cezaevi yönetiminin eylemlerinin belirli bir talimat doğrultusunda yapıldığına işaret ederek, davanın ceza mahkemesi sistemindeki yerini sorgulamayı hedefliyor. "Durumumuz, eğer bağlantılıysa, cezaevi yönetiminin belirli bir talimatla hareket ettiği, devletin onları koruma ve kovuşturmama yükümlülüğü olacağı yönünde olacak" diyen Argyrou, devlet otoritesini ve sanıklar için korumayı devreye sokabilecek bir savunma stratejisine işaret etti.
Davanın, 2022 yılında merkezi cezaevi idaresi tarafından yapılan bir dizi şikayetle bağlantılı olduğu genel kabul görüyor. Bu şikayetlerin tam niteliği henüz açıklanmamış olsa da, savunma mevcut hukuki sürecin bu önceki eylemlere bir misilleme olabileceği olasılığını ima etti. Bu iddia doğrulanırsa, ihbarcıların korunması ve adalet sistemi içindeki güç suiistimali potansiyeli açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Davanın 9 Şubat'taki devamı, savunmanın endişelerinin yeterince giderilip giderilmeyeceği ve adil, şeffaf bir hukuki sürece zemin hazırlanıp hazırlanmayacağı merakla bekleniyor.