**Baf, Kıbrıs** – Tarihi Baf şehri, yeni bir episkoposun atanması için yaklaşan zorunlu seçim süreciyle kilisesel bir girdabın tam ortasında kaldı. Eski episkopos Tychikos'un makamında ısrarla kalması, durumu iyice karıştırırken, Cuma günü gelen haberler, kilise anayasası gereği yeni seçimlerin kaçınılmaz olduğunu doğruladı. Eski episkoposa destek gösterisiyle birlikte tansiyonun yükseldiği de gelen bilgiler arasında.
Geçen yılın Mayıs ayında görevden alınan Tychikos'un, resmi bir tebligat olmadan ayrılmayı reddederek episkoposluk binasında kaldığı iddia ediliyor. Bu sürüncemeli durum, Başpiskopos Georgios'u daha sert bir müdahale sinyali vermeye itti. Yetkililer, binada detaylı bir arama yapılması için polisin devreye girebileceğini ve bu çıkmazın çözümü için bir tırmanış yaşanabileceğini ima etti.
Bu gelişmelerin fitilini ateşleyen temel neden, kilisenin kuruluş statüleri. Kilise çevrelerinden gelen kesin bilgiler, Tychikos'a daha önce uygulanan cezaların mevcut anayasayla uyumlu olduğu ve 17 üyeli Kutsal Sinod'un önemli bir çoğunluğunun desteğini aldığı yönünde. Dolayısıyla anayasanın hükümleri, Baf'taki boş episkoposluk tahtını doldurmak için derhal seçim sürecinin başlatılmasını zorunlu kılıyor. Bu hukuki zorunluluk, en azından seçim süreci tamamlanana kadar reform veya uzlaşma yönündeki acil çabaları gölgede bırakıyor gibi görünüyor.
Perşembe öğleden sonra yaklaşık yirmi beş kişilik bir grup, Tychikos'a olan bağlılıklarını coşkuyla dile getirmek için toplandı. Protestocular, "Tychikos layıktır" gibi sloganlar atarak pozisyonu sürdürmeye uygun olduğuna dair inançlarını vurguladılar. Ancak bu açık destek gösterisi, "Layık olsaydı giderdi" diye bağıran bir kişinin sesiyle karşılandı ve yerel kilise topluluğu içindeki belirgin bölünmeyi gözler önüne serdi.
Kilise gözlemcilerine göre Başpiskopos Georgios'un yaklaşımının ardındaki mantık, Kıbrıs Kilisesi için daha geniş bir stratejik vizyon. Mevcut seçim mevcut çerçevede ilerleyecek olsa da, Başpiskopos anayasanın değiştirilmesi için hedefler güdüyor. Seçim sonrası, episkoposları seçme yetkisini genel kilise cemaatinden Kutsal Sinod'a yeniden tahsis edecek değişiklikleri takip etmeyi amaçlıyor. Böyle bir hamle, üst düzey ruhban sınıfı içinde önemli bir güç konsolidasyonu anlamına gelecek ve mevcut düzenlemelerde herhangi bir değişikliği onaylamak için Sinod'un dörtte üç çoğunluğunu – on yedi üyeden on üçünü – gerektirecek.
Kutsal Sinod'un mevcut yapısı, birkaç boş koltukla birlikte, acil statü revizyonları için usuli bir engel teşkil ediyor. Bu nedenle, Baf episkoposluğuna seçim için yürürlükteki anayasanın zorunluluğu, mevcut hukuki ve idari manzaranın kaçınılmaz bir sonucu olarak görülüyor. Episkoposluktaki mevcut çıkmaz, yaklaşan seçimle birlikte, kamuoyunun nabzını şüphesiz daha da yükseltiyor ve bir beklenti ve huzursuzluk atmosferi yaratıyor. Bu nedenle, gelecek seçim sadece boş bir makamı doldurmakla kalmayacak, aynı zamanda Kıbrıs'taki kilise yönetiminin dokusunda potansiyel olarak dönüştürücü değişikliklerin habercisi olacak.