Arka arkaya gelen aşırı yağışların tetiklediği yıkıcı seller ve toprak kaymaları, birkaç Asya ülkesini krize sürükledi. Can kaybı bine yaklaşırken, Sri Lanka'dan Endonezya'ya kadar hükümetler, sularla bağlantısı kesilen topluluklar için askeri güçlerini seferber etti. Felaketin boyutu, Sri Lanka'yı uluslararası yardım çağrısı yapmaya zorlarken, yetkililer bunu adanın son yirmi yıldaki en ağır doğal afeti olarak nitelendiriyor.
Bu felaketlerin arkasında, tropikal hareketlenmelerle daha da şiddetlenen yoğun muson koşulları var. Sri Lanka'da, Ditwah Siklonu'nun getirdiği sağanak yağışlar durumu ağırlaştırdı. Başkent Kolombo'nun alçak kesimleri sular altında kalırken, dağlık bölgelerde ise yıkıcı heyelanlar meydana geldi. Aynı anda, Malakka Boğazı'nın karşı kıyısındaki Endonezya, Malezya ve Tayland gibi ülkeler de kendi yağış bombardımanlarıyla boğuştu; geniş çaplı su baskınları ve can kayıpları yaşandı.
Mevcut veriler, insani bedelin ağırlığını gözler önüne seriyor. Endonezya'da ulusal afet ajansı, başta Sumatra adası olmak üzere en az 442 kişinin hayatını kaybettiğini, 402 kişinin ise halen kayıp olduğunu açıkladı. Hükümet, ulaşılamayan bölgelere erişmek için ikmal malzemesi yüklü üç savaş gemisi ve iki hastane gemisinden oluşan önemli bir deniz gücünü bölgeye sevk etti. Kuzey Sumatra'daki hasarı yerinde inceleyen Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, ihtiyatlı bir iyimserlikle aciliyet vurgusu yaptı: "En kötüsü geçti, umarım. Şimdiki öncelik, gerekli yardımı derhal ulaştırmanın yolunu bulmak."
Komşu Sri Lanka'da da durum aynı derecede vahim. 334 onaylanmış ölüm ve çok sayıda kayıp var. Cumhurbaşkanı Anura Kumara Dissanayake yönetimi, olağanüstü hal ilan ederek, ordunun helikopterlerle mahsur kalan vatandaşları tahliye etmesini ve yardım malzemesi atmasını emretti. Afetin büyüklüğü, 2004 Hint Okyanusu tsunamisiyle ürpertici benzerlikler kurulmasına neden oldu ve bu olay, o trajediden bu yana yaşanan en yıkıcı hadise olarak kayıtlara geçti.
Sahada insani manzara yürek burkucu. Altyapı harap olmuş, kritik yol ağları kesilmiş, sayısız ev yok olmuş durumda. Batı Sumatra'daki Padang şehrinde, afetzede Afrianti, geçim kaynağının ve barınağının tamamen yok oluşunu seyrediyor. "Evim ve işyerim gitti, dükkan gitti. Geriye hiçbir şey kalmadı," diye yakınıyor. "Sadece bu kalan tek duvarın yakınında yaşayabiliyorum." Onun ifadesi, bölge genelinde binlerce kişinin yaşadığı çaresizliği yansıtıyor; evsiz barksız, temel ihtiyaç maddelerinden yoksun kalan insanların halini...
Önümüzdeki günlerde yetkililerin acil odağı, hayat kurtarma operasyonlarına; enkaz kaldırmaya, gıda ve ilaç ulaştırmaya, su yoluyla bulaşan hastalıkların önüne geçmeye verilecek. Ancak uzun vadeli etkileri çok daha derin. Endonezya için bu olay, 2018'deki deprem ve tsunamiden sonraki en ölümcül doğal afet. Yıkımın akıl almaz boyutu, kapsamlı ve maliyetli bir toparlanma sürecini zorunlu kılacak. Bu durum, bölgesel afet hazırlığı, sel riski taşıyan alanlardaki şehir planlaması ve iklim değişikliği çağında şiddeti artan hava olayları konusundaki acil soruları bir kez daha gündeme getiriyor.