Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi'nde yıllardır süregelen ve artık tahammül sınırlarını zorlayan bir ihtilaf, dün itibarıyla kritik bir dönemeçten geçti. Pasifik Piskoposu Tychikos'un, görevden alınmasına rağmen hala işgal ettiği iddia edilen piskoposluk konutunu boşaltması için Başpiskopos II. Georgios tarafından keskin bir ültimatom verildi. Perşembe sabahına kadar anahtarları teslim etmezse, polisin devreye gireceği ve hem konutun hem de Tychikos'un ofisinin envanterinin çıkarılacağı bildirildi. Kilise içindeki derin çatlağın bir yansıması olan bu durum, "artık bardağı taşıran son damla" olarak nitelendiriliyor.
Geçtiğimiz Mayıs ayında idari görevlerinden resmen azledilen Tychikos'un, piskoposluk mülkünü terk etmemesi, kilise hiyerarşisinin sabrını iyice tüketmiş durumda. Başpiskoposluğun resmi bir mektupla ilettiği talimatta, anahtarların Perşembe günü saat 10:00'a kadar teslim edilmesi gerektiği belirtilirken, Tychikos'un direnmesi halinde saat 12:00'de polis nezaretinde sayım yapılacağı vurgulandı. Elbette, piskoposun şahsi eşyalarını almak üzere sürece dahil olmasına izin verilecek.
Bu giderek tırmanan gerilimin kökleri ise pek çok katmana sahip. Tychikos'un görevden alınması, kilise protokollerinin ihlal edildiği, özellikle de kanonlaştırılmamış bir ikonun tartışmalı şekilde sergilenmesi gibi iddialara dayanıyor. Dahası, Aziz Paul'un kafatası emanetinin Kıbrıs'a nakledilmesi konusunda Tychikos'un ciddi itirazları ve Papa Francis hakkında yaptığı sansasyonel yorumlar da bardağı taşıran diğer unsurlardı. Bu eylemler, belediye ile iletişimi engelleme ve yasal süreçlere müdahale etme gibi iddialarla birleşince, yerel belediye başkanı bile onun tavrını "yorucu ve yakışıksız" olarak tanımlamaktan çekinmemişti.
Görevden alınma kararına yaptığı itiraz reddedilmesine rağmen Tychikos, piskoposluk konutunu boşaltmayı reddediyor. Bu inatçı tutum, Tychikos'un avukatının Salı öğleden sonra ofis ve anahtarların zaten teslim edildiği yönündeki açıklamasıyla daha da karmaşıklaştı. Bu açıklamanın, Başpiskopos'un son sert adımını tetiklediği düşünülüyor. Kıbrıs Başpiskoposluğu sözcüsü Christakis Efstathiou, bu sert duruşun nedenini şöyle açıkladı: "Sabır ve hoşgörü tükendi... ve eski piskopos Tychikos'un hukuk danışmanından gelen, eski piskoposun Metropol'de değil, bahçedeki küçük bir odada ikamet ettiğini iddia eden mektupla birlikte bardak taştı."
Kutsal Sinod daha önce Tychikos'un idari görevlerinden azledilmesi yönünde oy kullanmış, kendisi unvanlı piskopos statüsünü korurken, yürütme fonksiyonlarından mahrum bırakılmıştı. Ancak, piskoposluk mülkünü teslim etme konusundaki ısrarcı tavrı, disiplin meselesini potansiyel bir hukuki yüzleşmeye dönüştürdü. Polisin devreye girmesi, bu ihtilafı kilise içi meselelerden kamu alanına taşıyan önemli bir tırmanış anlamına geliyor ve kilise yönetiminin, dirençle karşılaştığında ne kadar etkili olabileceği sorularını gündeme getiriyor. Ekümenik Patrikhanesi de Kıbrıs Kilisesi'nin genelinde bir referans noktası olsa da, bu özel mülkiyet anlaşmazlığındaki doğrudan rolü belirsizliğini koruyor. Polisin piskoposluk konutuna ve ofisine yapacağı müdahale, bu uzun süredir devam eden dini karmaşaya kesin, ancak muhtemelen gergin bir son getirecek gibi görünüyor.