Hong Kong’un Tai Po bölgesindeki Wang Fuk Court adlı toplu konut sitesinde çıkan yangın, şehrin yetmiş yılı aşkın süredir yaşadığı en ölümcül felaket oldu. Geçen Çarşamba başlayan ve ancak Cuma günü tamamen kontrol altına alınabilen yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 146’ya ulaştı. Yetkililer, üç günlük ulusal yas ilan ederken, şoktaki halk da bu büyük kayıpla yüzleşiyor.
Alevler, sitenin sekiz apartman bloğundan yedisini hızla sardı ve çok sayıda kişiyi evlerinde mahsur bıraktı. İlk andaki kaos, yerini kararlı bir kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmasına bıraktı. Ancak çalışmalar, isten kararmış yapıların içindeki zorlu koşullar nedeniyle ağır ilerliyor. Olay yerinde görevli Hong Kong polis memuru Cheng Ka-chun, “İçerisi o kadar karanlık ki, özellikle pencereden uzak köşelerde iş yapmak çok güç” diyerek çalışanların yaşadığı sıkıntıyı özetledi. Ekiplerin ancak dört blokta tamamlayabildiği titiz arama, kurban sayısının hızla artmasına neden oldu.
Felaketin ardından yangın alanı, halkın akın ettiği büyük bir anma yerine dönüştü. Bölge sakinleri ve şehrin uluslararası toplumundan binlerce kişi, sıraya girerek çiçek ve el yazısı notlar bıraktı. Yaşanan acı, sosyal medyanın sınırlarını aşarak toplumsal bir dayanışmaya dönüştü. Anma törenine katılan Endonezyalı işçi Romlah Rosidah, “Bu olay sadece sosyal medyada yayıldı, ancak görünen o ki herkesin yüreği sızladı” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda, yangından her şeyini kaybedenler için bağış kampanyaları başlatıldı.
Resmi soruşturma devam ederken, kamuoyunun gündemi hızla bina güvenliği sorularına kaydı. Yangının bu denli hızlı yayılmasında, yanıcı kaplama malzemeleri gibi yapısal unsurların rol oynayıp oynamadığı tartışılıyor. Bu trajedi, Hong Kong’un yoğun yüksek yapılı kent dokusundaki güvenlik protokollerini ve malzeme standartlarını sorgulatıyor.
Bayrakların yarıya indirildiği ve üç dakikalık saygı duruşuyla geçirilecek ulusal yas, olayın toplum hafızasında bıraktığı derin izi gösteriyor. Kimlik tespit çalışmaları sürerken, yangının mirası sadece derin bir hüznün değil, aynı zamanda yangın yönetmeliklerinde köklü değişikliklere yol açacak bir kamuoyu baskısının da habercisi oldu. Hong Kong halkı, bu ağır bedelden ders alınmasını ve benzer faciaların bir daha yaşanmamasını umut ediyor.