**LEFKOŞA, Kıbrıs –** Birleşmiş Milletler'in kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs sorununun çözümünde kaydedilen ilerlemeye dair pek de iç açıcı olmayan bir tablo çizdi. Ada üzerindeki temaslarının ve kritik öneme sahip üçlü görüşmelerin ardından Holguin, güven artırıcı önlemler (GAP) konusunda somut bir adım atılamadığını ve bunun da barış görüşmelerini yeniden canlandırma çabalarını zora soktuğunu açıkça ifade etti.
On yıllardır süregelen ihtilafı çözme göreviyle adaya gelen Holguin, bu yılın başlarında bir dizi üst düzey toplantı gerçekleştirdi. 23 Ocak'ta hem Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis hem de Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ile ayrı ayrı bir araya gelen Holguin, ertesi günkü daha kapsamlı üçlü toplantıya zemin hazırladı. Bu toplantıda, iki lider ve Holguin, müzakerelerin yeniden başlamasının inceliklerini masaya yatırdı. Görüşmelerin ana eksenini, her iki tarafın da gelecek yol haritasına ilişkin endişeleri, güven artırıcı adımların pratik uygulamaları ve gelecekteki müzakerelerin genel metodolojisi oluşturdu. Erhürman'ın sunduğu dört maddelik öneri de gündemin önemli maddelerindendi.
Holguin'in bu görüşmelerin ardından yaptığı samimi açıklamalar, ilerlemenin sınırlı kaldığına işaret ediyordu. "Şu ana kadar pek ilerleme kaydedilmedi," diyen Holguin, güven artırıcı önlemlerde somut bir hareketlilik olmadığını belirtti. Ardından, liderlerin "güven artırıcı önlemler konusunda bir şeyler ortaya koymalarını ve çalışmaya devam etmelerini" dileyerek, mevcut diplomatik zemindeki aciliyeti ve tıkanıklığı vurguladı.
GAP'lerdeki ciddi bir ilerleme kaydedilememesi, BM'nin garantör ülkeler ve diğer ilgili paydaşları da kapsayacak daha geniş bir 5+1 konferansı toplama hedefine ulaşmasını engelleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. 24 Ocak'taki üçlü toplantının sonucu merakla bekleniyordu ve bu kritik önlemlerle ilgili bir çıkış yolu sunması umuluyordu. Hristodulidis ve Erhürman'ın GAP'ler konusunda ilerleme istekliliği göstermesi, yakın gelecekte anlamlı bir temas kurulması olasılığı için büyük önem taşıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti ise Crans-Montana görüşmelerinde belirlenen çerçevede müzakerelere yeniden başlama konusundaki kararlılığını yineleyerek, hükümet sözcüsünün "çok spesifik" olarak tanımladığı bir öneri sundu. Öte yandan, Kıbrıslı Türk tarafı da yapıcı adımlar atmaya hazır olduğunu bildirdi. Ancak, yeni geçiş noktalarının açılması gibi görünüşte küçük görünen konularda bile devam eden anlaşmazlık, sorunun çözülemez olduğu algısını pekiştirme riski taşıyor ve kalıcı bir çözüme gerçekten elverişli bir atmosferin yaratılmasını engelleyebilir. 29 Ocak'a kadar süren Holguin'in ziyareti, bu çıkmazları irdelemeyi ve çıkmaza girilmesini önlemek için gerekli siyasi iradeyi teşvik etmeyi amaçlıyordu. BM'nin 2025 sonuna kadar geniş bir konferans düzenleme önceki hedefi, bu devam eden zorluklar arasında giderek daha güç görünüyor.