**Sana, Yemen** - Yemen'deki uzun soluklu iç savaşın gölgesinde, ülkenin hükümetinden dolaylı da olsa itiraf niteliğinde bir açıklama geldi. Birleşik Arap Emirlikleri destekli güçler tarafından işletildiği iddia edilen gizli gözaltı merkezlerinin varlığına işaret eden bu gelişme, özellikle BBC'nin ülkenin güneyindeki eski BAE askeri tesislerine erişim sağlamasıyla daha da önem kazandı. Bu tesislerde, nakliye konteynerlerinin hücre olarak kullanıldığına dair çarpıcı kanıtlar ortaya çıktı. Bu ifşaatlar, BAE güçlerinin yakın zamanda ülkeden çekilerek güneydeki bölgelerin kontrolünü yeniden Yemen hükümet güçleri ve müttefiklerine bırakmasıyla aynı zamana denk geldi.
Yıllardır uluslararası kuruluşlar ve eski mahkumlar, BAE ile bağlantılı güçleri gayriresmi gözaltı merkezlerinde sistematik kötü muamele ve istismar iddialarıyla suçluyordu. BBC'nin Al-Dhaba Petrol İhracat Alanı yakınlarındaki iki tesise erişimini belgeleyen son raporu, bu iddialara ciddi bir ağırlık kazandırdı. Gazeteciler, basit havalandırmalı, siyaha boyanmış yaklaşık on nakliye konteynerini hücre olarak kullanıldığını gözlemledi. Metal yüzeylere kazınmış isimler ve tarihler, içeride tutulanların uzun süreli esaretinin sessiz tanıklarıydı. Bu bulgular, fiziksel şiddet ve cinsel saldırı gibi ağır istismarlara maruz kaldıklarını iddia eden kişilerin bağımsız olarak topladığı anlatılarla ürkütücü bir tutarlılık gösteriyor.
Bu ifşaatların arka planını, on yıldır süren Yemen iç savaşının karmaşık ve parçalanmış tablosu oluşturuyor. Başlangıçta Husi isyancı hareketine karşı ittifak kuran BAE ve Yemen hükümeti arasındaki bağlar belirgin şekilde zayıfladı. BAE'nin Ocak ayı başındaki asker çekilmesi, Yemen ordusu ve müttefiklerinin BAE destekli ayrılıkçıların kontrolündeki güney bölgelerini geri almasının önünü açan kritik bir dönüm noktasıydı. Bu stratejik kayma, ortak bir amaç doğrultusunda hareket ettiği varsayılan gruplar arasındaki gelişen dinamikleri ve potansiyel anlaşmazlıkları gözler önüne seriyor.
Bu bulguların yankıları derindir. Yemen hükümetinin, BBC'nin erişimine izin vererek bu gizli hapishanelerin varlığını dolaylı da olsa kabul etmesi, Yemen'deki operasyonların yürütülmesine ilişkin uluslararası incelemelerde yeni bir sayfa açabilir. Oğlunun yedi ay boyunca tamamen sessizliğe gömüldüğünü anlatan bir eski mahkum gibi mağdurlar için bu ifşaatlar, yaşadıklarının uzun zamandır beklenen, ancak yürek burkan bir doğrulamasını sunuyor. Uluslararası gazetecilerin Yemen'de haber yapma vizesi alabilme kolaylığı son yıllarda büyük ölçüde kısıtlanmışken, bu tür hassas konuların bağımsız doğrulanması son derece zorlaşıyor. Dolayısıyla, mevcut gelişmeler hem potansiyel insan hakları ihlallerine ışık tutmakla kalmıyor, hem de bu uzun süren çatışmanın iç içe geçmiş siyasi manevralarını ve derin insani bedelini vurguluyor.