Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Monday, January 26, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Afganistan'da NATO'nun Bedeli: Hatırlamak ve Unutmamak

Afganistan'da yirmi yıl süren NATO misyonu, geride derin izler bıraktı. Bu uzun soluklu mücadelenin bedeli, kimi zaman göz ardı edilse de, özellikle Prens Harry gibi cephede bulunmuş isimlerin dillerinde hak ettiği değeri buluyor. Prens Harry'nin, "Bu fedakarlıkların dürüstçe ve saygıyla anılması gerekiyor," sözleri, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarına adeta bir tokat gibi indi. Trump'ın, NATO müttefiklerinin cephedeki katkısını küçümseyen ve ABD'nin onlara hiçbir zaman ihtiyacı olmadığını iddia eden çıkışları, diplomatik alanda tansiyonu yükseltti.

Her şey, 11 Eylül 2001'deki o kanlı saldırıyla başladı. El-Kaide'nin Taliban yönetimindeki Afganistan'dan eylemlerini planlaması, NATO'yu benzeri görülmemiş bir adım atmaya zorladı. Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesi, yani kolektif savunma ilkesi, tarihte ilk ve tek kez işletildi. ABD'nin yanında saf tutan onlarca ülkeden binlerce asker, Afganistan'ın çalkantılı topraklarına ayak bastı. Amaç açıktı: Taliban'ı devirmek, El-Kaide'yi çökertmek ve Afganistan'ın terörün yeniden yuvası olmasını engellemek.

2001'den 2021'e dek süren bu karmaşık ve tehlikeli macera, pek çok askerin hayatını değiştirdi. El yapımı patlayıcıların (EYP) kol gezdiği, roket saldırılarının eksik olmadığı, üslerin bile adeta birer kale gibi korunduğu bir coğrafyada mücadele verildi. ABD Donanması'nın Özel Kuvvetler birliğinin (Navy SEALs) tam on yıl sonra El-Kaide lideri Usame bin Ladin'i Pakistan'da etkisiz hale getirmesi, bu maliyetli uluslararası çabanın acı bir kanıtıydı.

Prens Harry'nin, Afganistan'da iki kez görev yapmış bir asker olarak dile getirdiği bu hassasiyet, Trump'ın Fox News'ta sarf ettiği sözlerle taban tabana zıt. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Trump'ın açıklamalarını "hakaret ve tam bir rezalet" olarak nitelemesi boşuna değil. Müttefikler, harcadıkları insan gücü ve kaynakla yapılan bu küçümsemeye sessiz kalmayacaktı. Trump'ın sözleri, sadece diplomatik bir sürtüşme değil, aynı zamanda küresel güvenliğe verilen kolektif desteğin mirasını da gölgeliyor. Afganistan misyonu, tüm hedeflerine tam olarak ulaşamasa da, yapılan fedakarlıkların unutulmaması ve çarpıtılmaması gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

← Back to Headlines