Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Sunday, January 25, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Ruh Sağlığı Hastanesinde Çürüyen Umutlar: Athalassa'da Çaresizlik Senfonisi

Kıbrıs'ın ruh sağlığı alanındaki amiral gemisi Athalassa Ruh ve Sinir Hastanesi, derin bir ihmal kriziyle boğuşuyor. Yıkılmaya yüz tutmuş binalar, insanlık dışı kalabalık ve yarım kalan yeniden yapılanma projesi, hastanenin içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Ana muhalefet partisi Akel'in "utanç verici ve tehlikeli" olarak nitelendirdiği bu manzara, ruh hastalarının onurunu ve çalışanların güvenliğini hiçe sayıyor. Hemşireler, sendikaları ve halk, yıllardır süregelen sistemik ihmale acil müdahale çağrısında bulunuyor.

Yıllardır hemşirelerin feryatları duyuluyor. Birçok koğuş, yapısal sorunlar nedeniyle yıkım kararıyla karşı karşıya. Bu durum, hastanenin genelindeki yaygın bir çöküşün göstergesi. Üstüne bir de ciddi kapasite aşımı eklenince, hastalar hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük bir baskı altında kalıyor.

Daha da vahimi, sadece sekiz yıl önce ciddi bir maliyetle yenilenen iki koğuşun kullanılamaz hale gelmesi. Bu renovasyonların etkinliği ve denetimi büyük soru işaretleri barındırıyor. Yaklaşık bir yıl önce tamamlanan yeni hastane binalarının ilk etabının ardından, ikinci etabın hızla başlayacağı müjdesi verilmişti. Ancak, bu kritik aşama adeta buz kesti, tüm yeniden yapılanma planı askıda kaldı.

Bu kronik krizin faturası doğrudan Kıbrıs devletine kesiliyor. Akel ve hemşire sendikaları, uzun süreli bir ihmalden bahsediyor. Eskimiş ve güvensiz altyapı, bu plansızlığın ve yatırımsızlığın doğrudan bir sonucu. Sorunların çözülememesi, geçmişteki renovasyonların fiyasko olması, ruh sağlığı hizmetlerine verilen önemin lafta kaldığını gösteriyor. Kamu kaynaklarının israfı ve ruh sağlığına yönelik uzun vadeli bir vizyonun yokluğu ortada.

Bu durumun sonuçları ağır. Hastalar, iyileşme süreçlerini olumsuz etkileyen tehlikeli koşullarda yaşamaya mahkum ediliyor. Aynı zamanda, hemşireler ve destek personeli de her gün artan bir riskle çalışıyor. Yarım kalan inşaat, bu riskleri perçinlemekle kalmıyor, hastanenin sunduğu bakımın sürekliliğini ve kalitesini de gölgeliyor. Hükümet, Sağlık Bakanlığı ve OKYpY'den acil ve kararlı bir müdahale gelmezse, daha büyük felaketler, kazalar ve hastaların onurunun daha da zedelenmesi kaçınılmaz görünüyor. Cumhurbaşkanlığı makamı, ruh sağlığının hak ettiği aciliyeti ve ciddiyeti görmesi için baskı altında.

← Back to Headlines