**PAPHOS, KIBRIS** – Yıllardır geliştirme sürecinde bekleyişe geçen, Paphos'un çehresini değiştirmesi hedeflenen deniz turizmi projesi yeniden gündemde. Yaklaşık yirmi yıllık gecikmenin ardından, Kıbrıs hükümeti Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı aracılığıyla Paphos marina geliştirme ihale sürecine resmi olarak geri döndü. Modern standartlarda bir tesis inşa etmeyi amaçlayan bu iddialı proje, bölgenin Akdeniz'in önde gelen deniz turizmi destinasyonları arasındaki yerini sağlamlaştıracak ve potansiyel olarak daha büyük deniz araçlarına ev sahipliği yapacak.
Kissonerga'daki devlet arazisinde hayata geçirilmesi planlanan girişim, projenin başlangıcından bu yana karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek adına atılmış önemli bir adım. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan ilgi beyanı çağrısı, potansiyel yatırımcılar ve ekonomik aktörler için niyetlerini bildirmeleri adına 23 Ocak tarihini son gün olarak belirledi. Bu ön aşama, katılımcıların niteliklerini belirleyerek, kısa süre içinde başlaması beklenen kapsamlı teklif verme sürecine davet edilmelerini sağlayacak. Projenin tamamının 55 yıllık bir kiralama sözleşmesiyle işletilmesi planlanıyor ki bu da projenin uzun vadeli vizyonunu gözler önüne seriyor.
Başlangıçta Paphos'un turizm altyapısını güçlendirmek amacıyla tasarlanan marina projesi, uzun süredir devam eden tartışma ve planlama sürecinin ardından yeniden hayata geçiriliyor. 2023 sonu ile 2024 başı arasında alınan bu canlandırma kararı, Kıbrıs'ın geniş sahil şeridini ekonomik ve turizm açısından daha verimli kullanma konusundaki kararlılığın bir göstergesi. Nihai hedef, adada daha güçlü bir deniz turizmi sektörü oluşturmak ve adanın kıyı şeridinde uyumlu ve güvenli bir denizcilik bölgesi yaratmak. Bu sayede hem ziyaretçi deneyimi zenginleştirilecek hem de turizmdeki mevsimsellik sorununa çözüm bulunması amaçlanıyor.
Paphos marina projesinin kapsamı oldukça geniş; yaklaşık 165 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Proje planında, 1.000'e yakın eğlence teknesinin yanaşabileceği demirleme alanları bulunuyor. En dikkat çekici noktalardan biri ise, seçilecek yüklenicinin iki farklı geliştirme rotasından birini izleyebilecek olması. İlk seçenek, ağırlıklı olarak deniz tesislerine odaklanırken, %70-80'i deniz altyapısına, %20-30'u ise konut birimleri, ticari alanlar ve bir otel kompleksini içeren kara tabanlı olanaklara ayrılacak. İkinci, daha geniş kapsamlı seçenek ise aynı eğlence teknesi kapasitesini korurken, karma kullanımlı bir gelişime ek olarak kruvaziyer gemilerinin yanaşma potansiyelini de içeriyor.
Bu çift seçenekli yaklaşım, süper yat meraklılarından gelişmekte olan kruvaziyer turizmi sektörüne kadar farklı pazar taleplerini karşılama stratejisini yansıtıyor. Projenin uygulanması, etkin proje yönetimi ve uzun vadeli operasyonel sürdürülebilirlik sağlamak üzere tasarlanmış kapsamlı bir çerçeve olan "Tasarla, İnşa Et, Finanse Et, İşlet ve Devret" (DBFOT) modeliyle gerçekleştirilecek. Projenin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesiyle Paphos ve çevresi için önemli ekonomik faydalar elde edilmesi, yatırım çekmesi, istihdam yaratması ve adanın turizm portföyünü çeşitlendirmesi bekleniyor. Dahası, proje sürdürülebilir kalkınma prensipleri çerçevesinde, çevresel koruma ve entegrasyona vurgu yapılarak ilerleyecek. Yıllardır atıl duran Paphos marinasının yeniden canlanması, Doğu Akdeniz'in önde gelen denizcilik merkezi olma potansiyelini gerçekleştirme yolunda atılmış önemli bir adımdır.