Larnaka, son zamanlarda artan şiddet olayları ve işletmelere yönelik gözdağı taktikleriyle tam teşekküllü bir çete savaşının eşiğine gelmiş durumda. Koruma çetelerinin kontrolü üzerine çıktığı iddia edilen bu gerilim, suç gruplarının doğrudan silahlı saldırılar ve vahşi darplar gibi giderek cüretkarlaşan eylemlere başvurmasına yol açtı. Daha da endişe verici olanı, bu gelişmelerin Larnaka polis teşkilatı liderliğine yöneltilen ciddi ihmal ve stratejik başarısızlık suçlamalarıyla gölgelenmesi. Bu durum, suç unsurlarının adeta serpilmesine zemin hazırlamış görünüyor.
Mevcut kriz, aylardır süregelen artan suç faaliyetlerinin birikiminin sonucu olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık iki ay önce, özellikle popüler turistik Oroklini bölgesindeki işletme sahiplerinin sistematik olarak "koruma parası" adı altında haraç toplamaya başladığına dair raporlar mevcut. Bu baskı yaz boyunca arttı ve son zamanlarda yaşanan bir dizi şiddet olayıyla zirveye ulaştı. Küçük lokantalardan kafelere, hatta büyük fast-food zincirlerine kadar pek çok işletme, ciddi miktarda peşin ve aylık ödemeler içeren şantaj ağının içine çekildi.
Durumun son iki haftada dramatik bir şekilde kötüleşmesi, tehdidin ciddiyetini gözler önüne seren iki dehşet verici olaya sahne oldu. Son zamanlarda Larnaka Polis Müdürlüğü'ne yakın bir noktada silah seslerinin duyulması, faillerin cüretkarlığının ve ortaya çıkan güvenlik boşluğunun ürkütücü bir göstergesiydi. Bu olayın hemen öncesinde, balta ve levye gibi sopalarla donatılmış kişilerin bir lokantanın önünde insanlara ve mala yönelik vahşi bir saldırı düzenlediği başka bir şiddet olayı yaşanmıştı. Bu vandallıklar münferit olaylar değil; işini bilen "operasyon timleri" gibi hareket eden organize suç ağlarının, karlı yasa dışı işleri ele geçirme ve pekiştirme amacıyla hareket ettiğini gösteriyor.
Larnaka polisi, bu suçlarla ilgili en az yedi tutuklama yapıldığını doğrulamış olsa da, genel tablo hala derin endişe kaynağı. Operasyonların arkasındaki pek çok beynin hala kimliğinin belirsiz olması, karmaşık ve ulaşılması zor bir suç altyapısının varlığına işaret ediyor. Polis liderliğinin bu filizlenen ağları proaktif bir şekilde çökertmedeki alleged başarısızlığı, hem halktan ve mağdur işletme sahiplerinden hem de polis teşkilatı içinden sert eleştirilere neden oluyor. Bu iç muhalefet, sahadaki operasyonel gerçekler ile tepeden uygulanan stratejik yönelim arasında potansiyel bir kopukluk olduğunu düşündürüyor.
Larnaka'da göreceli bir sessizlik döneminden sonra böylesine açık bir organize suçun yeniden yükselişi, ciddi bir endişe kaynağı. Etkileri, işletmelere ve kamu güvenliğine yönelik acil tehdidin ötesine geçiyor; adanın güvenli bir destinasyon olarak itibarının temellerine darbe vuruyor. Eğer bu suç unsurları hızla ve kararlı bir şekilde kontrol altına alınamazsa, Larnaka'nın ekonomik ve sosyal dokusunun geri dönülemez şekilde zarar göreceği korkusu hakim. Önümüzdeki günler ve haftalar, emniyet güçlerinin inisiyatifi yeniden ele alıp, adeta suçlu yeraltı dünyasının rehin aldığı bir şehre güvenlik duygusunu geri kazandırıp kazandıramayacağını belirleyecek kritik süreçler olacak.