Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 23, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Yabancı Mahkumlar Sınır Dışı Ediliyor: Kıbrıs'ta Cezaevi Doluluğuna Köklü Çözüm

**LEFKOŞA** – Kıbrıs hükümeti, yıllardır kangren haline gelen cezaevi doluluğu sorununa neşter vurmak ve göçmen akınına karşı kontrolü yeniden ele almak amacıyla, hem hükümlü yabancı uyruklu mahkumları hem de ülkede kaçak olarak bulunan göçmenleri kapsayan iddialı bir sınır dışı programı başlattı. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri ve Göç Bakanlığı Müsteşarlığı önderliğindeki bu girişim, son haftalarda gözaltı merkezleri ve merkezi cezaevlerinden çok sayıda yabancı mahkumun çıkarılmasını sağlarken, belgesiz göçmenlere yönelik operasyonlar da hız kazandı.

Cumhurbaşkanı'nın Aralık ayında duyurduğu politika doğrultusunda ivme kazanan bu hamle, adanın cezaevi sistemini uzun süredir zorlayan acil bir soruna çözüm bulmayı hedefliyor. Yetkililerin açıkladığı rakamlara göre, 10 Aralık ile 20 Ocak tarihleri arasında toplam 164 yabancı uyruklu kişi cezaevleri ve gözaltı tesislerinden sınır dışı edildi. Bu rakam, 45 günlük bir süreçte ülkeden ayrılan 643 yabancı uyruklunun daha geniş kapsamlı bir göç dalgasının parçası. Bu ayrılanların büyük çoğunluğu, yaklaşık 450 kişi, gönüllü geri dönüş programları aracılığıyla ülkeden ayrılırken, 29 kişi de düzensiz statüleri nedeniyle kendi istekleriyle adadan ayrılmayı tercih etti. Dahası, bağımsız bir rapor, aynı zaman diliminde yasal ikamet hakkı olmayan yaklaşık 480 kişinin daha Kıbrıs'tan ayrıldığını gösteriyor. Bu da hükümetin stratejisinin ne denli kapsamlı olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu güçlü adımın arkasında yatan nedenler çok boyutlu. En başta, uluslararası kuruluşların da mercek altına aldığı cezaevi koşullarının içler acısı durumu yer alıyor. Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi daha önce Kıbrıs cezaevlerindeki ciddi doluluk, mahkumlar arası şiddet vakaları ve yetersiz hijyen koşulları hakkında ciddi endişelerini dile getirmişti. Yaklaşık 1120 mahkumun yarısından fazlasını yabancıların oluşturduğu ülkede, onların sınır dışı edilmesi sistem üzerindeki büyük baskıyı hafifletmek için doğrudan bir önlem olarak görülüyor.

Strateji sadece cezasını çekenlere odaklanmıyor. Hükümet, daha hafif suçlardan hüküm giymiş yabancı mahkumlar için, adadan ayrılmayı kabul etmeleri koşuluyla erken tahliye olasılığını da araştırıyor. Yaklaşık 100 mahkumu etkileyebilecek bu yaklaşım, nihayetinde 175 mahkumu kapsayabilecek daha geniş bir planın parçası. Bu incelikli politika, cezai adaletin gerekliliği ile cezaevi nüfusunu yönetme ve göç akışları üzerinde daha sıkı bir kontrol sağlama pragmatik zorunluluğu arasında bir denge kurmayı amaçlıyor.

Bu önlemlerin uygulanması, belgesiz göçmenleri tespit edip yakalayarak sınır dışı edilmelerini kolaylaştırmayı amaçlayan ülke çapında koordineli operasyonlarla karakterize edildi. Gönüllü geri dönüş mekanizmalarının genişletilmesi de bu çabaları destekleyerek, bireylere zorla sınır dışı edilmeye bir alternatif sunuyor. Adalet Bakanlığı, Başsavcılık Ofisi ile birlikte, hem iç mevzuata hem de uluslararası yükümlülüklere uyumu sağlayarak bu sınır dışı işlemlerini hızlandırmak için gereken yasal ve idari süreçlerde aktif rol alıyor.

Bu yoğunlaştırılmış kampanyanın anlık etkisi şimdiden hissedilir durumda; cezaevi sıkışıklığının azaltılması ve gözaltı tesislerinin temizlenmesi konusunda somut ilerlemeler kaydedildiği bildiriliyor. Bu proaktif duruş, hükümetin yasa dışı giriş ve ikamete karşı sıkı kontrolleri sürdürme kararlılığını gösteriyor. Bu kararlılık, göç yönetimiyle ilgili daha geniş Avrupa endişeleriyle de örtüşüyor. Bu denli yaygın sınır dışı işlemlerinin uzun vadeli etkinliği ve insani boyutları şüphesiz devam eden gözlem ve tartışmalara konu olacak olsa da, mevcut yönetim daha yönetilebilir ve güvenli bir cezaevi ve göçmenlik ortamı arayışında kararlı görünüyor.

← Back to Headlines