**LEFKOŞA –** Kamu-Sen (Kamu Çalışanları Sendikası), hükümet politikalarına ve iddialara göre vuku bulan usulsüzlüklere karşı yürüttüğü kampanyayı derinleştirdiğini gösteren önemli bir adım atıyor. Sendika yönetimi, Genel Başkanı Metin Atan önderliğinde bu Çarşamba günü Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na yönelik büyük bir yürüyüş düzenleyeceğini duyurdu. Bu eylem, özellikle mali yılın sonuna yaklaşırken kamu ve özel sektör çalışanlarını etkileyen geniş bir yelpazedeki sorunlara çözüm bulmayı hedefliyor.
KAMUSEN'in en temel endişelerinin başında, çalışanları orantısız bir şekilde yüklediğine inandıkları mevcut vergi dilimleri ve kişisel indirim oranları geliyor. Bu son protesto, doğrudan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'yı da hedef alan ciddi yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını da gündeme getirecek. Sendikanın artan eylem taktikleri, daha önceki Maliye Bakanlığı önündeki lastik yakma protestosunun ardından geldi.
Yaklaşan yürüyüş, KAMUSEN'in uzlaşmaz tavrında doğrudan bir tırmanış anlamına geliyor. Metin Atan, yaptığı kamuoyu açıklamasında net bir dille, "Çarşamba günü Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na yürüyeceğiz" dedi. Bu beyan, sendikanın devlet kurumlarıyla doğrudan yüzleşme kararlılığını vurguluyor. Atan, sendikanın sert ültimatomunu da şöyle dile getirdi: "Ya bu ülkeyi temizleyeceğiz, ya patlayacağız ya da sessiz kalacağız." Bu güçlü imgelem, durumun algılanan ciddiyetini ve sendikanın mevcut gidişata duyduğu derin hayal kırıklığını gözler önüne seriyor.
Bu eylemlerin arka planı oldukça karmaşık. Sendikanın şikayetleri, acil mali kaygıların ötesinde, kamu yönetimindeki sistemsel aksaklıklar olarak gördüklerini de kapsıyor. Bakan Arıklı hakkındaki iddialar özellikle ağır ve KAMUSEN'in sunacağı delillere bağlı olarak resmi soruşturmaları veya yoğun bir kamuoyu incelemesini tetikleyebilir. Ayrıca, sendikanın Maliye Bakanlığı'ndaki lastik yakma eylemi de başlı başına bir tartışma konusu haline geldi. Maliye Bakanlığı'nın bu olayla ilgili KAMUSEN hakkında resmi şikayette bulunduğu bildiriliyor, bu da sendika ile hükümet yetkilileri arasındaki mevcut anlaşmazlığa yeni bir boyut katıyor.
KAMUSEN, kendisini sürekli olarak vatandaşların ve çalışanların haklarının savunucusu olarak konumlandırıyor ve aktivizminin aşırılıkçı olarak nitelendirilmesini reddediyor. Sendika, kendisine haksız yere uygulandığını iddia ettiği "terörist" veya "anarşist" gibi etiketleri reddederek ulusal yönetimdeki bütünleyici rolünü savunuyor. Bu iddia, meşruiyetini güçlendirmeyi ve davası için daha geniş bir kamuoyu desteği kazanmayı amaçlıyor. KAMUSEN'in savunduğu vergilendirme ve kişisel kesintilerle ilgili konular, hem kamu hizmetinde çalışanları hem de özel sektördekileri kapsayan geniş bir iş gücü kesimi üzerinde somut bir etkiye sahip.
KAMUSEN'in planladığı yürüyüşün sonuçları potansiyel olarak önemli. Bu, sendikal aktivizmde sürdürülebilir bir dönemi ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nın otoritesine doğrudan bir meydan okumayı temsil ediyor. Sendikanın iddia edilen yolsuzlukla mücadeledeki kararlılığı, siyasi söylemi önemli ölçüde etkileyebilir ve potansiyel olarak soruşturmaları tetikleyebilir. Lastik yakma olayının tetiklediği Maliye Bakanlığı ile devam eden sürtüşme, protesto yöntemleri ve bunların altında yatan hedefler çatıştığında örgütlü emek ile devlet kurumları arasında ortaya çıkabilecek daha geniş gerilimleri de aydınlatıyor. Çarşamba günü yaklaşırken, ulus KAMUSEN'in yürüyüşünün talep ettikleri değişimi getirip getirmediğini veya mevcut hükümet ve işçi ilişkileri çıkmazını daha da kötüleştirip kötüleştirmediğini görecek.