Manila'da on binlerce protestocu, Pazar günü sokaklara inerek Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr.'ın istifasını talep etti. Ülkenin son dönemdeki en büyük kitlesel muhalefet gösterilerinden biri olan eylem, "Kilusang Bayan Kontra-Kurapok" (KBKK) koalisyonu tarafından düzenlendi. Kalabalık, Luneta Ulusal Parkı'ndan başlayarak başkanlık sarayına doğru yürüdü. Halkın öfkesinin arkasında, milyarlarca dolarlık bir altyapı yolsuzluk skandalı ve son dönemdeki yıkıcı tayfunların etkileri yatıyor.
Gösteri, halkın sabrının taştığının en net göstergesi olarak kayıtlara geçti. Eylül ayındaki ve polis ile çatışmalara sahne olan protestonun ardından yaşanan bu ikinci büyük buluşma, geniş bir toplum kesimini bir araya getirdi. Organizatörlere göre katılım 20 bini aştı. Eylem genel olarak sakin geçse de, barındırdığı semboller oldukça güçlüydü. Başkan Marcos ve Yardımcısı Sara Duterte'yi timsah olarak betimleyen kuklalar sokaklarda dolaştırılırken, pankartlardaki "İstifa" mesajları ise net bir talebi haykırıyordu.
Krizi tetikleyen ve halk arasında "Trilyon Pesoluk Skandal" olarak anılan iddialar, siyasilerin sel kontrol altyapı projeleri için rüşvet karşılığında sözleşme onayladığını öne sürüyor. Söz konusu projelerin ya temelden hatalı olduğu ya da tamamen yarım bırakıldığı, bunun da toplumları savunmasız hale getirdiği belirtiliyor. Skandal şimdiden iki bakanın istifası gibi bir siyasi sarsıntıya yol açmış olsa da, protestocular bu adımı "yetersiz" bularak sorumluluğun en üst kademelere kadar uzandığını savunuyor.
Eski milletvekili Zaldy Co'nun iddiaları ise öfkeyi zirveye taşıdı. Co, Başkan Marcos'un kendisinden, kilit bir bütçe komitesine başkanlık ettiği dönemde, 'şüpheli kamu işleri' için bütçeye "1.7 milyar dolar eklemesini" talep ettiğini öne sürdü. İdare tarafından şiddetle reddedilen bu iddia, kamu kaynaklarının yanlış kullanımında doğrudan yürütmenin rol olduğu izlenimini güçlendirdi. Birçok vatandaş için bu durum, bürokratik yolsuzluk hikayesini liderlik suç ortaklığına dönüştürdü.
Soyut mali suçlamalar, yaşanan doğal afetlerle somut bir trajediye dönüştü. Takımadaları vuran iki güçlü tayfun, 250'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine ve büyük yıkıma yol açtı. Birçok vatandaş ve sivil toplum kuruluşu, skandalla anılan sel kontrol altyapısındaki başarısızlığın, can kaybını ve yıkımı büyük ölçüde artırdığını, iddia edilen yolsuzluğu mali bir suç olmaktan çıkarıp kamu güvenliği ve ahlaki bir çöküş meselesi haline getirdiğini düşünüyor.
21 yaşındaki öğrenci Matt Wovi Villanueva gibi katılımcılar için bu protesto, sistematik çürümeye karşı atılmış gerekli bir adım. Gençlerin dahil olması, siyasi hanedanlıklara ve yolsuzluk döngüsüne karşı kuşaksal bir hoşnutsuzluğun işareti. Marcos idaresi, siyasi zararı kontrol altına almak için zorlu bir sınavla karşı karşıya. Hükümet, sadece skandala yönelik resmi soruşturmaları değil, aynı zamanda sabrın tükendiği kamuoyu nezdindeki yargılamayı da yönetmek zorunda. Büyüyen toplumsal tepki, bu protesto hareketinin daha derin ve uzun soluklu bir siyasi çatışmanın habercisi olabileceğini gösteriyor.