Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hamas ile süregelen çatışmaların ardından Gazze Şeridi'nin geçici yönetimi ve yeniden inşası için tasarladığı "Barış Kurulu" adını verdiği kapsamlı, çok katmanlı bir yönetim çerçevesi ortaya koyması, bölgedeki dengeleri şimdiden sarstı. Trump'ın, İsrail-Hamas savaşını dindirmeye yönelik 20 maddelik stratejisinin temel taşlarından biri olarak sunduğu bu öneri, İsrail liderliğinden "önceden istişare edilmediği ve kendi politikalarına aykırı olduğu" gerekçeleriyle sert tepki çekti.
Yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, karmaşık yapısı dikkat çeken bu öneri, Gazze'nin karşı karşıya olduğu zorlukları yönetmek amacıyla üç aşamalı bir sistem öngörüyor. Operasyonel düzeyde "Gazze Yürütme Kurulu", sahadaki faaliyetleri yürütecek. Bu kurul, Filistin Yönetimi eski bakan yardımcılarından Ali Shaath'ın liderliğinde olması beklenen Ulusal Gazze İdaresi Komitesi ile birlikte çalışacak. Bir üst kademede yer alacak "Kurucu Yürütme Kurulu" ise kritik yatırımları güvence altına alma ve diplomatik çabaları koordine etme görevini üstlenecek. Tüm bu yapının en tepesinde ise nihai veto yetkisine sahip olacak "Barış Kurulu" bulunacak. Bu durum, ABD'nin önemli bir denetim yetkisine sahip olacağını gösteriyor.
Gazze Yürütme Kurulu'nun ilk üyelerinin duyurulması, ABD'nin arabuluculuğuyla yürütülen ve elçi Steve Witkoff'un öncülük ettiği "ikinci aşama" bir planın ardından Cumartesi günü gerçekleşti. Stratejinin, ülkelerden önemli finansal katkılar sağlamayı hedeflediği ve Barış Kurulu'nda kalıcı üyelik için en az 1 milyar doların önerildiği belirtiliyor. Mısır, Türkiye ve Ürdün liderlerinin yanı sıra, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan bir temsilcinin de tartışmalara davet edildiği görüldü. Kıbrıs'ta yaşayan İsrail doğumlu yatırımcı Yakir Gabay da Gazze Yürütme Kurulu üyesi olarak açıklandı.
Ancak plan, herkesin gönlünü kazanmış değil. İsrail lideri Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, önerinin "İsrail ile koordine edilmediği ve politikalarına aykırı olduğu" vurgulandı. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de "Gazze Şeridi'nin 'ıslahını' denetleyecek hiçbir 'yönetim komitesine' ihtiyacı yok, Hamas teröristlerinden temizlenmeye ihtiyacı var" diyerek sert bir dille karşı çıktı. Uzmanlar ise, Filistinlilerin en üst düzey karar alma mekanizmalarından dışlanmasının, önerilen yapının gerçek bir kendi kaderini tayin hakkı yerine bir tür "ticari vesayet" olarak algılanabileceği endişesini dile getirdi. İsrail muhalefet lideri Yair Lapid de girişime onay vermedi.
Bu iddialı önerinin sonuçları henüz belirsizliğini koruyor. İsrail'in, Trump'ın müdahalesini ciddiyetle ele aldığını gösteren bir şekilde, planı değerlendirmek üzere danışmanlarıyla üst düzey toplantılar düzenlediği bildiriliyor. "Barış Kurulu"nun başarısı, şüphesiz kilit bölgesel oyuncuların desteğini sağlamasına, derin siyasi uçurumları aşmasına ve en önemlisi Filistin halkının meşru kendi kaderini tayin ve etkili temsil özlemlerini karşılamasına bağlı olacaktır. Önümüzdeki haftalar, bu son diplomatik kumarın çalkantılı Gazze Şeridi'nde kalıcı bir barış yolunu açıp açamayacağını belirlemede kritik rol oynayacak gibi görünüyor.