Batı Afrika ülkesi Gine-Bissau, siyasi gerilimin tırmanmasıyla bir kez daha askeri darbeye uyandı. Ordunun yönetime el koyması, ülkenin kırılgan demokrasi sürecini askıya aldı ve devlet başkanını sürgüne zorladı. Tartışmalı bir başkanlık seçiminin hemen ardından yaşanan bu gelişme, uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan ülkenin siyasi tarihindeki en son kriz olarak kayıtlara geçti.
Kriz, seçim kaosunun ortasında patlak verdi. Pazar günü yapılan başkanlık oylamasının ardından hem mevcut Devlet Başkanı Umaro Sissoco Embaló hem de ana rakibi Fernando Dias seçimi kazandıklarını ilan edince, siyaset tıkanma noktasına geldi. Çarşamba günü üniformalı subayların devlet televizyonundan ülkenin "tam kontrolünü" ele aldıklarını açıklamasıyla gerilim zirveye ulaştı. Askerler, "düzenin sağlanması için yüksek askeri komuta" adını verdikleri bir yönetim organı kurduklarını duyurarak seçim sürecini askıya aldı. Oysa ulusal seçim komisyonunun ertesi gün geçici sonuçları açıklaması bekleniyordu.
Başkent Bissau sakinleri, askeri açıklamanın yapıldığı gün cumhurbaşkanlığı sarayı ve içişleri bakanlığı gibi kilit devlet kurumları çevresinde uzun süreli silah sesleri duyduklarını bildirdi. Devrik Devlet Başkanı Embaló ve Genelkurmay Başkanı Califa Soares Cassama, ilk etapta komşu ülke Senegal'e sığındı. Embaló'nun Cuma günü Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti Brazzaville'ye geçtiği öğrenildi. Ordu ise oluşan güç boşluğunu hızla doldurarak General Horta Inta-A'yı geçiş dönemi başkanı, Ilidio Vieira Te'yi ise başbakan olarak atadı.
Askeri müdahalenin ardındaki gerçek nedenler netlik kazanmış değil. Siyasi analistler, ordunun iki aday arasında yaşanması muhtemel şiddetli bir siyasi çıkmazı engellemek için harekete geçtiğini öne sürerken, bazı gözlemciler ise daha karanlık bir ihtimalin altını çiziyor. Bu senaryoya göre yaşananlar, mevcut başkanın geçici bir askeri aranın ardından düzeni sağlayıcı olarak geri dönmesini sağlamak için düzenlenmiş bir tiyatro olabilir. Ülkenin siyasi entrikalarla askeri müdahalelerin iç içe geçtiği tarihi, bu tezi destekler nitelikte.
Uluslararası toplum ise gelişmeleri topyekûn kınadı. Bölge liderleri ve Birleşmiş Milletler anayasal düzenin derhal iadesini talep eden açıklamalar yayınladı. Senegal Başbakanı Ousmane Sonko, bölgedeki ortak tutumu şu sözlerle dile getirdi: "Seçim sürecinin devam etmesini istiyoruz. Seçim komisyonu kazananı açıklayabilmeli." Bağımsızlığından bu yana birden fazla başarılı ve başarısız darbe girişimine tanık olan Gine-Bissau'daki bu son kalkışma, hem bölgesel istikrarın geleceği hem de demokrasi mücadelesinin ne denli kırılgan olduğu konusunda ciddi endişelere yol açtı. Ülkenin yakın geleceği, ordunun bir sonraki hamlelerine ve uluslararası baskının etkisine bağlı görünüyor.