Washington ile Caracas arasında, bir sosyal medya paylaşımının fitilini ateşlediği gerilim, uluslararası havacılığı altüst edecek bir diplomatik krize dönüştü. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın "kapalı bölge" ilanı, Venezuela'da ağır bir tepkiyle karşılanırken, bölgeyi bir savaş alanına çevirebilecek adımlar peş peşe geliyor. Durum, Kongre üyelerinden de ses getirdi ve bölgesel güvenlik alarm veriyor.
Krizin patlak vermesine, geçtiğimiz Cumartesi günü Donald Trump'ın Truth Social platformundaki paylaşımı neden oldu. Resmi diplomatik kanalları bypass eden Trump, Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapalı olduğunu ilan etti. Yasa dışı aktörlere bir uyarı olarak çerçevelenen bu talimat, uluslararası kamuoyunda ABD'nin ciddi bir politika değişikliği olarak yorumlandı. Bu açıklama, Karayipler'de onlarca geminin vurulduğu ve seksenin üzerinde can kaybının yaşandığı, ABD'nin son dönemdeki yoğunlaşan uyuşturucuyla mücadele operasyonlarının gölgesinde yapıldı.
Venezuela hükümeti, bu açıklamayı yasa dışı bir saldırı ve sömürgeci bir tavır olarak nitelendirerek hemen karşı hamleye geçti. Caracas yönetimi, ABD'den kendi topraklarına düzenlenen tüm geri gönderme uçuşlarını askıya aldığını duyurdu. Daha da çarpıcı olanı, altı büyük uluslararası havayolunun ülkedeki operasyon iznini iptal etmesi oldu. Bu hamle, ilginç bir şekilde, söz konusu havayollarının ABD Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) "kötüleşen güvenlik durumu ve artan askeri faaliyet" uyarısının ardından, geçen hafta zaten uçuşlarını durdurmuş olmasına rağmen geldi. Bu durum, gerilimin resmi kanallara sıçramadan önce de tırmanmakta olduğunu gözler önüne serdi.
Yaşananlar, ABD iç siyasetinde de ses getirdi ve partiler üstü bir endişe havası oluşturdu. Üst düzey senatörler, bir eski başkanın bu türden bir açıklama yapmasının anayasal sakıncalarına dikkat çekti. Senato'nun Demokrat Lideri Chuck Schumer, X platformundan yaptığı paylaşımda, "Anayasamıza göre, savaş ilan etme yetkisi yalnızca Kongre'ye aittir" diyerek, Trump'ın bu girişiminin hukuki açıdan ne denli tartışmalı bir zeminde durduğunu vurguladı. Bu, bir özel vatandaşın, üstelik eski bir başkan olsa dahi, uluslararası ilişkileri ve askeri durumu derinden etkileyebilecek bir açıklama yapmasının yarattığı belirsizliği ortaya koydu.
Bu çıkmaz, kısa ve uzun vadeli çok boyutlu sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Havayolu izinlerinin iptali, uluslararası havacılıkta lojistik bir kaosa ve bölgesel bağlantıların kopmasına yol açıyor. Geri gönderme uçuşlarının askıya alınması, iki ülke arasındaki göçmen yönetimine yeni bir sorun katmanı ekliyor. En kritik nokta ise, tehditlerin karşılıklı olarak havada uçuşması ve ABD'nin askeri yığınak yapıyor olması, tehlikeli bir tırmanışa gebedir. Washington'un uyuşturucuyla mücadele operasyonlarının gizli faaliyetleri ve olası kara harekatlarını içerecek şekilde yetkilendirilmiş olması ve Caracas'ın da savunma pozisyonundan taviz vermemekte kararlı olması, her an bir yanlış hesabın yaşanabileceği anlamına geliyor. Tüm Karayip havzasının jeopolitik istikrarı üzerindeki belirsizlik bulutu her geçen gün biraz daha kararıyor.