Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, savaşın yaraladığı Gazze'nin geçici yönetimi ve yeniden inşasını denetlemek üzere uluslararası bir "Barış Konseyi" oluşturma girişimi, uluslararası diplomasi sahnesinde dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu hamle, hem İsrail hem de Hamas tarafından onaylandığı bildirilen, bölgede istikrar, yönetim kapasitesi oluşturma ve ekonomik canlanma için bir çerçeve sunmayı hedefliyor. Beyaz Saray'ın cuma günü konseyin kuruluşunu resmi olarak duyurması, karmaşık insani ve siyasi krize yönelik uluslararası çabalarda yeni bir evreye işaret ediyor.
Trump'ın bizzat başkanlık edeceği bu önemli konseyin, Gazze'nin geçiş sürecini yönetmede kilit bir rol oynaması bekleniyor. Davetlerin çeşitli ülkelere ve önde gelen uluslararası figürlere yapıldığı anlaşılıyor. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, ülkelerinin konseyin "25 kurucu devletinden biri" olarak davet edildiğini doğrularken, bu durum Kıbrıs'ın bölgesel diplomasideki artan rolünü de gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da "kurucu üye" olması yönünde bir teklif götürüldüğü, kilit bölgesel oyuncuları önerilen yönetim yapısına dahil etme çabasını gösteriyor. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi ve Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei de davet aldıklarını kamuoyuna duyurmuş durumda.
Bu girişimin operasyonel kanadını, başlangıçta yedi üyeden oluşacak bir "Yürütme Kurulu" oluşturacak. Bu kurulda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, özel sermaye yöneticisi Marc Rowan ve Trump danışmanı Robert Gabriel gibi isimler yer alacak. Bu icra grubunun, Gazze'nin iyileşmesi için kritik öneme sahip belirli portföyleri yönetmesi bekleniyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü olarak görev yapmış deneyimli diplomat Nickolay Mladenov, "Gazze Yüksek Temsilcisi" olarak atanmış durumda. Mladenov, Barış Konseyi ile bölgenin günlük idaresinden sorumlu olacak yeni belirlenmiş bir Filistin ulusal komitesi arasındaki kritik irtibatı sağlayacak. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mevcut BM Özel Koordinatörü Sigrid Kaag, BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem Al-Hashimy ve İsrailli-Kıbrıslı milyarder Yakir Gabay gibi isimlerin yer alacağı tamamlayıcı bir "Gazze Yürütme Kurulu" da kuruluyor.
ABD Ordusu Tümgenerali Jasper Jeffers komutasındaki "Uluslararası İstikrar Gücü"nün konuşlandırılması, planın kilit bir bileşenini oluşturuyor. Bu gücün, güvenliği artırması ve konseyin yetkisini desteklemesi amaçlanıyor. Bu kapsamlı stratejinin, konseyin ve istikrar gücünün oluşturulmasını onaylayan BM Güvenlik Konseyi'nin Kasım ortasında kabul ettiği 2803 sayılı Karar'a dayandığı iddia ediliyor. Genel hedef, sorunsuz bir geçişi kolaylaştırmak, güçlü bir yönetişim teşvik etmek, bölgesel işbirliğini geliştirmek, yeniden inşa çabalarını yönlendirmek, yatırım çekmek ve Gazze'nin uzun vadeli toparlanması için gerekli finansmanı güvence altına almak.
Yunanistan ve Kıbrıs gibi ülkelerin bu girişime dahil edilmesi, bölgesel konumlarını stratejik olarak güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor. Ancak, öneri eleştirilerden de muaf değil. Bazı insan hakları uzmanları ve savunucuları, Trump'ın yabancı bir bölgenin yönetimine nezaret etmesi ile tarihsel sömürgeci yapılar arasında paralellikler kurarak endişelerini dile getirdiler. Özellikle Tony Blair'in katılımı, Irak Savaşı'ndaki tartışmalı rolü ve Orta Doğu'da İngiliz emperyalizminin tarihsel bağlamı göz önüne alındığında tartışmalara yol açtı. Girişim ilerledikçe, önümüzdeki haftalarda konsey üyeliği hakkında daha fazla duyuru yapılması bekleniyor, bu da bu çok yönlü uluslararası girişimin iddialı kapsamını vurguluyor.