Kıbrıs, tüp bebek tedavilerine yönelik devlet harcamalarında görülmemiş bir artışa sahne oluyor. 2025 yılına kadar devletin bu alana yapacağı harcamanın, 2016 rakamlarına kıyasla on iki katına çıkması bekleniyor. Artan talep ve kapsamlı devlet teşvikleri sayesinde, kısırlıkla mücadele eden çiftler ve bireyler için yardımcı üreme teknolojilerine erişim önemli ölçüde kolaylaşıyor.
Sağlık Bakanlığı'nın, artan doğurganlık yardım ihtiyacına yönelik taahhüdü, kayda değer mali kaynak ayrılmasıyla da kendini gösteriyor. 2016'da nispeten mütevazı bir rakam olan 475.417 Euro'luk devlet harcaması, 2025'te yıllık 5,75 milyon Euro'ya ulaşacak. Son on yılda hükümet, 14.946 kişinin umut yolculuğunu desteklemek için toplamda 31,5 milyon Euro'luk bir bütçe ayırmış durumda. 2021'deki teşvik çerçevesindeki köklü değişiklik, bu artışın önemli bir tetikleyicisi olarak öne çıkıyor.
Bu mali desteğin genişletilmesi, ileri düzey doğurganlık prosedürlerinin getirdiği ağır yükü hafifletmeyi amaçlıyor. İn vitro fertilizasyon (IVF) ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) gibi tedaviler, döngü başına genellikle 6.000 ila 10.000 Euro arasında bir maliyet çıkarıyor. Bunun yanı sıra, yaklaşık 2.000 Euro'luk ek maliyeti olabilen preimplantasyon genetik tanı gibi yardımcı prosedürler ve 2.500 ila 4.000 Euro arasında değişen maliyetiyle yumurta dondurma işlemleri de artık daha geniş bir kitle için ulaşılabilir hale geldi. Devlet ayrıca, başarı oranlarını optimize etmeyi ve çoğul gebelik risklerini en aza indirmeyi hedefleyen tek embriyo transferi için 500 Euro'luk destek sağlıyor.
Mevcut teşvik yapısı oldukça kapsayıcı; çocuğu olmayan çiftlere dört adede kadar deneme hakkı sunuluyor. Finansal destek, ilk deneme için 4.500 Euro, ikinci için 3.500 Euro ve üçüncü ile dördüncü denemeler için 2.500 Euro olarak değişiyor. Zaten çocuğu olan çiftlerde ise bu deneme hakları, bir çocuğu olana üç, iki çocuğu olana ise en fazla iki deneme hakkı şeklinde düzenleniyor. Ayrıca, 35-43 yaş arası kadınlar, gelecekteki üreme seçenekleri sunan yumurta dondurma işlemi için 2.000 Euro destek alabiliyor. Devlet, SHSO eczaneleri aracılığıyla dört tedavi döngüsüne kadar gonadotropin iğneleri için kişi başı 35 adet ücretsiz iğne de karşılıyor.
Bu hizmetlerin artan kullanımı, yardımcı üreme teknolojilerine yönelik toplumsal güvencenin arttığını gösteriyor. Uzmanlar, zamanında müdahalenin kritik rolünü vurguluyor. Ledra Clinic'ten ve Tıbbi Yardımcı Üreme Konseyi üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nikos Zottis, "Yaş aleyhte işler. İnsanlar zaman kaybetmeden önce uzmanlara danışmalı. Ne kadar erken o kadar başarı şansı artar," diyor. Nitekim, IVF deneme başına ortalama başarı oranları %40-50 civarında seyretse de, bu rakamlar yaşa bağlı olarak büyük ölçüde etkileniyor; 40 yaşından sonra ve özellikle 42 yaşından sonra belirgin bir düşüş gözlemleniyor. Bireysel başarı %20 ila %60 arasında değişebiliyor.
Devlet harcamalarındaki bu büyük artış ve genişletilen teşviklerin kapsamlı yapısı, doğurganlık tedavilerini daha erişilebilir hale getirerek, aile kurmayı veya genişletmeyi arzulayan Kıbrıs'taki sayısız birey ve çift için yeni bir umut ışığı yakıyor. Bu stratejik yatırım, hem acil bir toplumsal ihtiyaca yanıt veriyor hem de Kıbrıs'ı, vatandaşlarını kısırlıkla mücadelede proaktif olarak destekleyen bir ülke konumuna getiriyor.