**Lefkoşa, Kıbrıs –** Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze'nin istikrarı ve yönetişimi için uluslararası çabalara öncülük etmesi hedeflenen yeni "Gazze Barış Konseyi"ne Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'i davet ettiği bildirildi. Bu hamle, Trump'ın bölgeye yönelik daha geniş barış girişiminin ikinci aşamasının önemli bir bileşenini oluşturuyor ve Kıbrıs'ı, 25 kurucu üye ülkeden biri olarak bu kritik oluşumun merkezine yerleştiriyor.
Cumartesi günü ortaya çıkan bu haber, Gazze'deki karmaşık duruma yönelik uluslararası katılımı resmileştirme ve kalıcı barış ile güvenliğe giden yolu açma amacını taşıyor. Beyaz Saray'ın aynı gün duyurduğu çok aşamalı girişim, uzun süredir devam eden çatışmaya çözüm bulmayı hedefliyor. Gazze Barış Konseyi'nin, Gazze için geçici bir yönetim çerçevesi üzerinde uluslararası denetim sağlayacak ve böylece acil istikrar çabalarını destekleyecek hayati bir mekanizma olarak görülmesi dikkat çekici. Bu gelişme, özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu coğrafyasında artan uluslararası profilini pekiştiren Kıbrıs'ı, potansiyel olarak dönüştürücü, ancak tartışmalı bir diplomatik girişimin ön saflarına taşıyor.
ABD'den edinilen detaylara göre, davet Cumhurbaşkanı Christodoulides'e bizzat Trump tarafından gönderilen bir mektupla resmen iletildi. Konseyin yapısı, yedi önde gelen ismi barındıran bir yürütme kurulunu öngörüyor. Bu kilit roller için ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel temsilci Steve Witkoff, Trump'ın damadı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Sir Tony Blair ve Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga gibi isimlerin adı geçiyor. Ayrıca, Bulgar diplomat Nickolay Mladenov, Konsey ile Gazze'yi yönetecek Filistin ulusal komitesi arasında köprü görevi görecek Gazze Yüksek Temsilcisi olarak atanmış durumda. Bu genel planın bir parçası olarak ayrı bir "Gazze Yürütme Kurulu" da oluşturulmuş.
Gazze Barış Konseyi'nin kuruluş gerekçesi, geçiş döneminde Gazze'yi yönetme konusunda daha koordineli ve etkili bir yaklaşım sağlamak olarak açıklanıyor. Nihai hedef ise bölgedeki Filistin halkı için barış, istikrar ve nihayetinde refahı teşvik etmek. Kıbrıs'a yapılan davet bazıları tarafından diplomatik alaka düzeyinin ve bölgesel istikrara katkı sağlama kapasitesinin bir göstergesi olarak görülse de, geniş barış planı eleştirilerden de nasibini almış değil. Planın, Filistinlilerin açık onayından yoksun, empoze edici olabileceği yönünde yorumlar mevcut. Üst düzey görevlere atanan bazı isimlerin geçmişte bölgedeki rolleri ve eylemleri de tartışma yaratıyor. Özellikle, açıklanan üst düzey kurullarda henüz hiçbir Filistinli ismin yer almaması, önerilen yönetişim yapısının kapsayıcılığı ve meşruiyeti konusundaki endişeleri artırmış durumda. Buna rağmen, Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, "uluslararası ve bölgesel ortaklarla işbirliği içinde sürdürülebilir barış ve güvenlik yönündeki çabaları aktif olarak tamamlamaya devam edeceğini" belirterek, geniş çerçeve uluslararası normlara ve bölgesel gerçeklere uygun olduğu takdirde yapıcı bir rol üstlenme niyetini ortaya koyuyor.