**Kampala, Uganda** – Uganda'da, baskıcı bir atmosfer ve eşi benzeri görülmemiş bir internet karartması eşliğinde düzenlenen başkanlık seçimleri, mevcut Başkan Yoweri Museveni'nin ilk oy sayımlarında öne geçmesi ve ana muhalefet adayı Bobi Wine'ın evinden zorla çıkarıldığına dair rahatsız edici haberlerle daha da karmaşık bir hale büründü. Perşembe günü sona eren seçim süreci, yaygın usulsüzlük iddiaları ve muhalif figürlere ile destekçilerine yönelik şiddetin endişe verici tırmanışıyla gölgelendi.
Cuma günü ön sonuçlar ortaya çıkmaya başladığında, Başkan Museveni'nin oyların %81'i sandık bölgesinden alınan sonuçlara göre %74 çoğunlukla altıncı dönemine hazırlandığı, Wine'ın ise %23 oy aldığı belirtiliyordu. Bu esnada, Wine'ın partisi Ulusal Birlik Platformu (NUP) dramatik bir açıklama yaptı. Bir ordu helikopterinin Wine'ın konutuna indiğini ve ardından askeri personel tarafından bilinmeyen bir yere götürüldüğünü iddia ettiler. Wine'ın oğlu da bu iddiaları doğrulayarak, hem annesinin hem de babasının ordu tarafından gözaltına alındığını belirtti. Daha önce Wine'ın kendisi de evinin güvenlik güçleri tarafından kuşatıldığını, fiilen ev hapsinde olduğunu duyurmuştu. Polis sözcüsü Kituuma Rusoke, Wine'ı "ilgili şahıs" olarak tanımlayarak, bu muğlak ifadeyle güvenlik endişelerini gidermekte yetersiz kaldı.
Yaşananlar, zaten zorluklarla dolu bir seçimin üzerine kara bir gölge düşürdü. Uluslararası gözlemciler ve yerel sivil toplum kuruluşları, muhaliflere yönelik baskı ve muhalefet faaliyetlerinin sistematik olarak engellenmesi gibi nedenlerle seçim ortamının adilliği konusunda haftalardır ciddi endişelerini dile getiriyordu. Hükümetin seçim arifesinde ülke çapında interneti kesme kararı, oy sayımının bağımsız doğrulanmasını ciddi şekilde sekteye uğrattı ve vatandaşlar ile gazetecilerin bilgiye erişimini veya yayılmasını son derece zorlaştırarak şeffaflık eksikliğine dair şüpheleri daha da artırdı.
Durum, ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşanan önemli şiddet olaylarına dair raporlarla daha da kötüleşti. Polis, güvenlik güçlerinin iddia edilen muhalif "serserilerin" bir polis karakoluna ve oy sayım merkezine yönelik saldırılarına karşı meşru müdafaada bulunduğunu, bunun sonucunda belirsiz sayıda kişinin "etkisiz hale getirildiğini" ve 25 kişinin tutuklandığını belirtirken, muhalefet kaynakları çok daha vahim bir tablo çiziyor. Kıdemli bir NUP yetkilisi Muwanga Kivumbi, Cuma sabahı erken saatlerde güvenlik güçlerinin evini bastığını ve kampanya ekibinden on kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Bağımsız medya raporları, Butambala'da tartışmalı koşullarda en az yedi muhalif destekçinin öldürüldüğüne dair ölümlerin yaşandığını doğruladı.
Seçim sonuçlarının güvenilirliği, kampanya boyunca ve seçim günü sistematik hile iddialarında bulunan muhalefetin gözünde ağır bir darbe aldı. Bobi Wine daha önce usulsüzlüklere tepki olarak barışçıl protestolar çağrısı yapmıştı, ancak bildirilen gözaltı ve tırmanan şiddet göz önüne alındığında bu çağrı daha da tehlikeli bir hal almış görünüyor. Gazetecilerin bağımsız erişiminin olmaması ve yaygın dijital karartma, olayların kesin bir dökümünü oluşturmak için zorlu bir ortam yaratıyor ve birçok kişiyi seçim sonucunun meşruiyetini ve Uganda'nın gelecekteki istikrarını sorgulamaya itiyor. Uluslararası toplum, ülkenin demokratik rotası ve muhalefet liderinin akıbeti konusundaki artan endişelerle yakından izliyor.