Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 16, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Boeing'in Göz Ardı Ettiği Kusur, Kargo Uçağını Yere Çakmış: Ölümcül Kaza Raporu Ortaya Çıktı

LOUISVILLE, KY – ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), geçtiğimiz Kasım ayında Louisville'de meydana gelen ve üç mürettebat ile yerde bulunan on iki kişinin hayatını kaybettiği UPS'e ait MD-11F tipi kargo uçağının düşmesinde, daha önce Boeing tarafından benzer uçaklarda tespit edilmiş bir motor montaj sistemindeki yapısal zayıflığı kilit faktör olarak gösterdi. Soruşturmanın son bulguları, kazaya karışan uçakta kritik bir rulmanda ve yuvasında oluşan yorgunluk kırıklarının tespit edildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, üreticinin söz konusu parçanın güvenlik riskleri konusundaki önceki değerlendirmelerini ciddi şekilde sorgulatıyor.

Uçağın kalkıştan kısa süre sonra düşmesiyle sonuçlanan feci kaza, NTSB'nin titiz incelemeleriyle, motorlardan birinin kanattan ayrılmasının doğrudan nedeni olarak belirlendi. Kurulun raporuna göre, bu ayrılma, motorun destek yapısındaki yorgunluk kaynaklı kırıklardan kaynaklanıyor.

Bu keşif, Boeing'in geçmişte benzer bir durumla karşı karşıya kaldığını da gün yüzüne çıkarıyor. UPS kazasından yaklaşık on beş yıl önce, havacılık devi üç farklı uçakta benzer parça arızaları tespit etmişti. Bu ilk tespitlerin yapıldığı dönemde Boeing, 2001 yılında üretimi durdurulan MD-11 uçaklarının operatörlerine bir servis mektubu göndermişti. Bu mektupta, söz konusu parçanın beş yılda bir yapılan genel görsel incelemelere dahil edilmesi ve revize edilmiş bir rulman montajının benimsenmesi öneriliyordu. Ancak kritik bir nokta olarak, Boeing bu sorunları ilk tespit ettiğinde, bu tür olayların "uçuş güvenliği açısından bir risk oluşturmayacağı" sonucuna varmıştı.

NTSB'nin ayrıntılı raporu, motor montaj sistemindeki kritik rulmanda ve destek yapısında malzeme yorgunluğundan kaynaklanan çatlakların varlığını gözler önüne seriyor. Bu kanıtlar, parçanın zamanla aşamalı olarak degradasyona uğradığını ve nihayetinde bütünlüğünün kritik bir dereceye kadar tehlikeye girdiğini gösteriyor. Boeing'in 2011'deki servis mektubu, arıza potansiyelini kabul etmekle birlikte, nihai felaketi önlemede yetersiz kalmış görünüyor.

Bu bulguların sonuçları, trajik can kayıplarının ötesine uzanıyor. NTSB soruşturması, Boeing'in risk değerlendirme protokollerinin yeterliliğini ve kritik güvenlik bileşenleri için önerdiği düzeltici eylemlerin etkinliğini mercek altına alacak. Raporun ortaya koydukları, uçak üreticilerinin, özellikle yaşlanan filolarla uğraşırken, havacılık güvenliğini tehlikeye atabilecek potansiyel tasarım veya üretim kusurlarını belirleme, iletme ve düzeltme sorumlulukları konusundaki tartışmaları daha da alevlendirecek. Bu soruşturmanın Boeing ve genel havacılık endüstrisi üzerindeki tam etkileri henüz tam olarak belirlenmemiş olsa da, titiz denetim ve proaktif güvenlik önlemlerinin üstün önemini vurguluyor.

← Back to Headlines