Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 16, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Çin'in Rekor Ticaret Fazlası: Küresel Ticarette Dengeler Yeniden Mi Şekilleniyor?

**Pekin, Çin** – Çin, 2025 yılına damgasını vuran rekor bir ticaret fazlasıyla küresel ekonomideki yerini sağlamlaştırdı. Ülkenin ihracat motorunun ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne seren bu gelişme, aynı zamanda küresel ticaret ilişkilerinde stratejik bir yeniden yapılanmaya işaret ediyor. Kasım ayında 1 trilyon doları aşan ve yıl sonunda 1 trilyon 189 milyar dolara ulaşan bu olağanüstü rakam, Suudi Arabistan gibi ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğüyle yarışır nitelikte.

Bu denli parlak bir performans, özellikle ABD'nin Trump yönetimi döneminde uyguladığı korumacı politikaların ve gümrük vergilerinin etkilerinin hissedildiği karmaşık bir uluslararası ticaret ortamında gerçekleşti. Çin gümrük idaresinin resmi açıklamalarında "dış çevrenin hala ciddi ve karmaşık olduğu" kabul edilse de, veriler Çinli firmaların bu zorlukların üstesinden gelmek için bilinçli bir strateji izlediğini gösteriyor. Aralık ayında ihracatın bir önceki aya göre yüzde 6,6'ya yükselmesi (Kasım'da yüzde 5,9), ülkenin üretim gücünün sarsılmadığının en net göstergesi. Dahası, ithalat artışı da ivme kazanarak Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9'dan yüzde 5,7'ye çıktı. Bu da daha dengeli bir ticaret akışına işaret ediyor.

Bu rekor fazlanın arkasında yatan temel stratejinin, dış ticaret engellerinin etkisini azaltmak ve iç ekonomik zorluklara çözüm bulmak olduğu görülüyor. Gayrimenkul sektöründeki uzun süreli durgunluk ve iç tüketimdeki genel zayıflık, Çinli işletmeleri şüphesiz ki denizaşırı pazarlara daha fazla yöneltmiş durumda. Bu durum, yalnızca taktiksel bir ayarlama değil, aynı zamanda ticaret akışlarının temelden yeniden şekillendiğini gösteriyor. Çinli firmalar, geleneksel Batı pazarlarına olan aşırı bağımlılığı azaltmak ve jeopolitik ticaret anlaşmazlıklarına karşı daha dirençli bir yapı oluşturmak amacıyla Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi gelişmekte olan pazarlara yönelmiş durumda.

Çin Gümrük İdaresi Başkan Yardımcısı Wang Jun'un da belirttiği gibi, "Daha çeşitli ticaret ortaklarıyla, Çin'in risklere karşı dayanıklılığı önemli ölçüde artmıştır." Bu çeşitlilik, "Çin'in dış ticaretinin temellerinin sağlam kalmasını" sağlıyor. Çin'in artan ticaret fazlasının etkileri, kendi ekonomik manzarasının ötesine de uzanıyor. Çin menşeli ürünlere büyük ölçüde bağımlı olan ülkeler için bu rekor, ticaret dengesizlikleri ve Çin'in devasa sanayi kapasitesi konusunda artan bir incelemeyi beraberinde getirebilir. Ayrıca, çeşitli başkentlerde yankı bulan "Çin ürünlerine bağımlılığı azaltma" eğilimini daha da güçlendirebilir.

Bu ticaret istatistiklerinin ekonomik yansımaları anında hissedildi. Çin yuanı istikrarlı bir performans sergilerken, Şanghay Bileşik ve CSI300 gibi büyük borsa endeksleri, yatırımcıların ülkenin ihracata dayalı büyüme gidişatına olan güvenini yansıtarak yüzde 1'in üzerinde artış kaydetti. Donald Trump'ın Ocak ayında ABD başkanlığına dönme olasılığı göz önüne alındığında, ABD-Çin ticaret ilişkilerinin dinamikleri şüphesiz yeniden mercek altına alınacaktır. Ancak Çin'in yeni pazarlar yaratma ve ihracat ivmesini sürdürme konusundaki kanıtlanmış yeteneği, dış ticaret baskılarını absorbe etme kapasitesinin arttığını gösteriyor ve küresel düzenin değişen koşullarına stratejik olarak uyum sağlayan bir ekonominin portresini çiziyor.

← Back to Headlines