Gazze'deki çatışmaların insani bedeli her geçen gün daha vahim bir boyuta ulaşıyor. Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, hayatını kaybeden Filistinli sayısı 70 bin sınırını aştı. Bu çarpıcı rakam, 10 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkese rağmen ulaşılan kara bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Ateşkes sonrası nispeten sakinleşen bölgede, tecrit edilmiş çatışmalar ve enkaz altından çıkarılan cesetler nedeniyle ölü sayısı artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü Gazze'nin güneyinde yaşanan bir insansız hava aracı saldırısı, ateşkesin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Sekiz yaşındaki Fadi ve on yaşındaki Juma Abu Assi kardeşler, yerinden edilmiş ailelerine yardım etmek için odun toplarken hayatlarını kaybetti. İki küçük çocuğun cenazesi, savaşın yükü altında ezilen Han Yunus'taki Nasser Hastanesi'nden kaldırıldı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (İSF), saldırının "sarı çizgi" olarak adlandırılan güvenlik sınırını geçtiği iddia edilen iki kişiye yönelik olduğunu açıkladı. Askeri yetkililer, ateşkes ihlallerine karşı bu tür operasyonları ve işgal altındaki Batı Şeria'daki baskınları gerekli gördüklerini belirtiyor. Ancak iki masum çocuğun ölümü, bu taktiklerin insani maliyetini bir kez daha sorgulatıyor.
Çatışmaların istatistiksel boyutunu büyük ölçüde Gazze Sağlık Bakanlığı'nın verileri şekillendiriyor. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, bu verileri çatışmanın seyri için güvenilir kaynak olarak kabul etse de, rakamların doğrulanması önemli bir sorun teşkil ediyor. İsrail ablukası nedeniyle uluslararası gazetecilerin bölgeye giriş yapamaması, bağımsız değerlendirmeleri imkansız kılıyor. Bu bilgi boşluğu, kayıpların boyutları tartışılmaz hale gelse bile, rakamların doğruluğu ve dağılımı konusundaki anlaşmazlıkları körüklüyor.
Şiddetin kalıcı etkileri çok yönlü olarak kendini gösteriyor. Her yeni can kaybının yarattığı acının ötesinde, enkaz altından ceset çıkarılmasının uzun sürmesi, resmi ölü sayısının sürekli değişen bir rakam olmasına neden oluyor. Bu, çatışmanın yıkıcı gücünün ölüm sonrası bir muhasebesi adeta. Uluslararası diplomasi kırılgan barışı kalıcı kılmak için mücadele ederken, Gazze halkı derin bir kaybın pençesinde. Ateşkes ile çatışma arasındaki sınırlar tehlikeli biçimde bulanıklaşmış durumda ve hem güvenlik hem de hayatta kalma arayışı tüm hızıyla sürüyor.