Güneydoğu Asya, son yılların en ciddi doğal afetlerinden biriyle mücadele ediyor. Şiddetli muson yağmurlarının neden olduğu seller ve toprak kaymaları Endonezya, Tayland ve Malezya'da büyük bir yıkıma yol açtı. Hayatını kaybedenlerin sayısı 350'yi geçerken, kurtarma ekipleri hasar gören yollar ve kötü hava koşulları yüzünden çalışmakta zorlanıyor. Bu afet, on yılın en yıkıcı sel felaketi olarak tarihe geçti ve yüzbinlerce insanı evsiz bıraktı.
Endonezya'nın Sumatra adası, durumun en acı yaşandığı bölge oldu. Burada 200'den fazla kişi hayatını kaybetti ve kurtarma ekipleri enkaz altında kalanlara ulaşmak için büyük çaba harcıyor. Batı Sumatra'daki Agam bölgesi neredeyse tamamen yıkıldı. Yetkililer, 61 kişinin öldüğünü ve 90 kişiyle hala iletişim kurulamadığını açıkladı. Kuzey Sumatra ve Aceh'te de benzer bir trajedi yaşanıyor; resmi rakamlara göre bu bölgelerde sırasıyla 116 ve 35 kişi öldü.
Batı Sumatra'da 75.000'den fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Selden etkilenenlerin toplam sayısı 106.000'e ulaştı. Kayıp kişi sayısı ise 100'ün üzerinde. Yetkililer, ulaşılamayan bölgelere ulaştıkça bu sayıların daha da artmasından endişe ediyor.
Tayland ise on yılın en şiddetli sel felaketiyle karşı karşıya. Ülkede 162 kişi hayatını kaybetti. Songkhla eyaletinde su seviyesi üç metreye kadar yükseldi. Sağlık sistemi neredeyse çöktü; Hat Yai gibi bölgelerde morglar dolunca cesetler soğutuculu kamyonlarda saklanmak zorunda kaldı. Felaketten etkilenenlerin sayısı 3.5 milyonu buldu. Tarım arazileri sular altında kaldı, ulaşım durma noktasına geldi ve bölge ekonomisi büyük darbe aldı.
Meteoroloji uzmanları, bu olağanüstü hava olaylarının nadir görülen bir tropik fırtınadan kaynaklandığını söylüyor. Bu fırtına, Malay Yarımadası ile Sumatra arasında etkili oldu. Aşırı yağışlar kanalizasyon sistemlerini çalışmaz hale getirdi ve dağlık bölgelerde ölümcül toprak kaymalarını başlattı. Endonezya yetkilileri, yağmurları azaltmak için Batı Sumatra'da bulut tohumlama çalışması yapacaklarını açıkladı.
Malezya'nın daha az can kaybıyla bu felaketten kurtulması küçük bir teselli olsa da, bölge ülkeleri için zorlu bir iyileşme süreci başladı. Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle bu tür afetlerin artacağını belirterek, ülkelerin altyapı sistemlerini güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.