Eski ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden önemli bir açıklama yaptı. Trump, uyuşturucu ve silah suçlarından dolayı Amerika'da 45 yıl hapis cezasına çarptırılan Honduras'ın eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández'e tam bir af sözü verdi. Bu açıklama, Honduras'taki çok tartışmalı başkanlık seçimlerinden hemen önceye denk geldi.
Trump, Hernández'in Amerikan adalet sistemi tarafından haksız yere ve çok ağır bir şekilde cezalandırıldığını öne sürdü. Bu af vaadi, oldukça sıra dışı bir durum çünkü Hernández, ABD'ye yüzlerce ton kokain sokmak suçundan mahkum olmuş bir isim. Oysa kendisi, başkanlığı döneminde uyuşturucuyla savaşan bir lider olarak tanınıyordu. Federal savcılar, onun uyuşturucu sevkiyatlarına izin vermek için milyonlarca dolar rüşvet aldığını iddia etmişti.
Trump'ın bu açıklamayı tam seçim arefesinde yapması, seçim sürecine müdahale olarak yorumlanıyor. Trump, muhafazakar aday Nasry "Tito" Asfura'yı açıkça destekledi. Hatta, eğer muhalefet kazanırsa, ABD'nin Honduras'a olan finansal yardımını kesebileceği uyarısında bulundu. Rakip partileri ise komünizme yakın olmakla suçladı.
Bu, Trump'ın ilk kez yaptığı bir hamle değil. Daha önce Arjantin seçimlerinde de benzer bir taktik kullanmıştı. Honduras'ta siyasi durum oldukça gergin ve seçimin sonucu belli değil. Trump'ın af vaadi, uluslararası ilişkilerde karmaşık bir durum yaratıyor. Bir yandan uyuşturucu kartellerine karşı sert bir politika izleyen Trump, şimdi mahkum bir uyuşturucu kaçakçısı için af talep ediyor.
Muhafazakar aday Asfura ise, partisinin eski lideri Hernández ile arasına mesafe koymaya çalışıyor ve onunla bir bağlantısı olmadığını söylüyor. Bu durum, Honduras siyasetçilerinin hem kendi halkına hem de Amerikan siyasetinin etkisine karşı denge kurmak zorunda olduğunu gösteriyor. Trump'ın bu hamlesi, Honduras'ın demokratik sürecini ve bölgedeki uyuşturucuyla mücadele işbirliğini derinden etkileyebilir.