**BAĞDAT** – Orta Doğu'da güvenlik sorunları artarken, Amerika Birleşik Devletleri Irak'taki bazı çalışanlarını gizli bir gece operasyonuyla çıkardı. Bu kararın ana nedeni, İran'a yakın silahlı grupların yarattığı tehditler ve büyüyen güvenlik endişeleri oldu. ABD'li yetkililer Kuzey Irak'tan alınarak Kıbrıs'taki bir İngiliz üssüne götürüldü. Bu durum, bölgedeki güvenlik ortamının ne kadar hassas olduğunu gösterdi.
Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği Cumartesi günü acil bir uyarı yayınladı. Uyarıda, Amerikalı vatandaşların Irak'ı hemen terk etmesi istendi. Bu açıklamadan kısa süre sonra, elçilik çalışanları ve diğer personel gece vakti tahliye edildi. Operasyon, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin yardımıyla yapıldı. Bir İngiliz askeri uçağı, personeli taşıdı. ABD'nin kendi uçaklarının o bölgede yeterli olmaması nedeniyle İngiltere'den yardım istendiği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, personelin güvenli bir şekilde çıkarıldığını açıkladı. Ayrıca, "Amerika insanlarını terk etmez. Çalışanlarımızın güvenliği her şeyden önemlidir" diyerek bazı iddialara karşı çıktı. Bu açıklama, hem Irak'ta kalanları hem de diğer ülkeleri rahatlatmayı amaçlıyordu.
Bu olay, bölgedeki gerilimlerin çok yüksek olduğu bir dönemde yaşandı. İran ve ona bağlı grupların füze ve insansız hava araçları saldırıları artmıştı. Son olarak, ABD Büyükelçiliği'ne yapılan bir füze saldırısı, tahliye kararının alınmasında etkili oldu. ABD, bu tür saldırıları sürekli olarak kınadığını ve sorumluluğun İran yanlısı gruplarda olduğunu söyledi.
ABD, İran destekli bu grupların bölgedeki istikrarı bozduğunu tekrar belirterek, onların etkisiz hale getirilmesi çağrısı yaptı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio gibi yetkililer, İran'a karşı sert bir politika izlenmesi gerektiğini savunuyor.
Büyükelçiliğin uyarısı, Irak'taki tüm Amerikalılar için çok dikkatli olmaları ve ülkeden ayrılmayı düşünmeleri gerektiğini hatırlattı. Tahliyenin bu kadar hızlı yapılması ve İngiliz yardımına ihtiyaç duyulması, tehditlerin ciddiyetini ortaya koydu. Personel şimdilik güvende olsa da, bu olay Irak'taki zor siyasi durumu ve bölgedeki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi. Irak hükümeti ise, ülkesindeki tüm diplomatik temsilciliklerin güvenliğini sağlama sorumluluğu ile karşı karşıya.