BEYRUT – Papa Leo XIV, Lübnan'daki üç günlük ziyaretini salı günü tamamladı. Ziyaretin sonunda, kıyıda büyük bir ayin düzenlendi. Papa ayrıca, 2020'deki Beyrut Limanı patlamasının olduğu yerde sessizce dua etti. Bu ziyaret, "neşe ve barış" getirmeyi amaçlıyordu. Ancak Papa, ülkenin yaşadığı derin sorunlarla da yüzleşti. Patlamayla ilgili adalet istedi ve ekonomik kriz içindeki Lübnan için yeniden doğuş çağrısı yaptı.
Ziyaretin en duygusal anı, limanda yaşandı. Patlamanın izleri hâlâ çok belirgindi. Papa, enkazın ortasında sessizce düşündü. Daha sonra, patlamada ailelerini kaybeden insanlarla bir araya geldi. Bu görüşme, patlamanın üzerinden beş yıl geçmesine rağmen adaletin hâlâ sağlanamadığını gösterdi. Patlamadan hiçbir yetkili sorumlu tutulmadı. Yerel soruşturma ise siyasi müdahaleler yüzünden ilerleyemedi.
Beyrut sahilinde 120.000'den fazla kişi Papa'nın ayinine katıldı. Papa, Lübnan'ın derin yaralarına değindi. Ülke, çok ağır bir ekonomik kriz ve yaygın yoksulluk yaşıyor. Yönetici sınıfı ise ihmalkârlık ve yolsuzlukla suçlanıyor. Papa, "Lübnan, ayağa kalk. Adalet ve kardeşliğin yurdu ol" dedi. Onun sözleri, hem manevi bir umut hem de toplumsal değişim isteği anlamına geliyordu.
Patlama kurbanlarının aileleri için Papa ile görüşmek çok önemliydi. Görüşmeden sonra bir aile üyesi, "O adalet için sesini yükseltti. Biz de kardeşlerimiz ve tüm kurbanlar için adalet istiyoruz" dedi. Papa'nın adalet talebi, Lübnan'daki cezasızlık kültürüne karşı güçlü bir mesaj oldu.
Gözlemciler, Papa'nın ziyaretinin güçlü bir sembol olduğunu söylüyor. Katılımın yüksek olması, toplumun ahlaki bir lidere duyduğu özlemi gösterdi. Papa'nın asıl etkisi manevi olsa da, bu ziyaret liman patlaması soruşturması için uluslararası çağrıları güçlendirdi.
Papa ayrılırken, Lübnan halkını düşünmeye ve umut etmeye davet etti. Ancak ülke günlük zorluklarla mücadeleye devam ediyor. Bu ziyaret, Lübnan halkının güçlü inancı ile devletin başarısızlıkları arasındaki farkı gösterdi. Liman patlaması kurbanları için adalet, Lübnan'ın gelecekte yeniden doğuşu için en temel şart olarak kaldı.