Avrupa Birliği (AB), iklim değişikliği ile mücadele için önemli bir karar aldı. Birlik, 2040 yılına kadar zararlı gaz emisyonlarını %90 oranında azaltmayı planlıyor. Tüm üye ülkeler bu hedefi kabul etti. Bu karar, AB'nin 2050'deki "sıfır emisyon" hedefine ulaşması için çok önemli görülüyor.
Ancak AB'nin bu planı, dünyadaki enerji piyasalarından gelen bilgilerle uyuşmuyor. Uluslararası Enerji Ajansı gibi kuruluşlar, 2050 yılında dünyada petrol tüketiminin çok artacağını tahmin ediyor. Büyük enerji şirketleri de yeni petrol ve gaz yatırımlarının gerekli olduğunu söylüyor. Bu durum, enerji dönüşümünün zor olacağını gösteriyor.
AB, bazı ülkeler için özel kurallar getirdi. Örneğin Kıbrıs, bir ada ülkesi olduğu için enerji konusunda zorluklar yaşıyor. Bu nedenle Kıbrıs'a, dönüşüm sürecinde daha esnek kurallar uygulanacak. Böylece ülkenin ekonomisi ve halkı bu değişimden olumsuz etkilenmeyecek.
Sonuç olarak, dünya iklim politikasında iki farklı eğilim var. Bir yanda AB gibi bölgeler iddialı hedefler koyarken, diğer yanda fosil yakıt kullanımı devam ediyor. Bu ikilem, iklim değişikliği ile mücadelenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösterdi.
**Kelime Sayısı: 208**